Spor yazarları Fatih Karagümrük-Galatasaray maçını değerlendirdi
- Galatasaray Galerileri
- Yayın Tarihi: 19.12.2020 - 11:19
- Güncelleme Tarihi: 19.12.2020 - 11:19
LEVENT TÜZEMEN - HİPNOTİZE OLDULAR
Üzüm üzüme bakarak kararırmış; kupada Darıca önünde oyun olarak vasatı aşamayan rotasyonlu Galatasaray'ın ruhsuz görüntüsü Karagümrük önünde gençlerden oluşan "Rüya takım"a da sirayet etmiş. Karagümrük Galatasaraylı oyuncuları "Hipnotize etmiş" gibi bir anlayışla oynadı.
Karagümrük orta alanı kalabalık tutup savunmasına yakın oynadı ve Galatasaray'ın etkili pas yapmasını engelledi. Karagümrük kompakt anlayışla çok doğru pozisyon aldılar ve Galatasaraylı oyuncuların yüzlerini kalelerine döndürmediler. Maç öncesi Terim'in "Oynama alışkanlığını kazandık. Oyun ciddiyetimiz ve oyun disiplinimiz var. Buna da uymalıyız" şeklinde yaptığı vurgunun Galatasaray çok uzağındaydı. Oğulcan, Emre Akbaba, Emre Kılınç ve Feghouli pas yapma konusunda etkili olamayınca Galatasaray gol yollarında organize olamadı.
Karagümrüklü oyuncular en ufak dokunuşlarda kendilerini yer bıraktı. Özellikle İtalya geçmişi olan Biglia faulleri yönetmekte başroldeydi. Hakem Mustafa Öğretmenoğlu bu faulleri çözemedi. Biglia'nin yönettiği faul tuzağına düşen Galatasaraylı oyuncular maalesef öfkelerini dizginleyemedi.
İlk dakikadan itibaren Ndao ile sakatlıktan dönen Sarrachi'nin baş edemeyeceği çok belliydi. Her fırsatta Sarrachi'yi geçen Ndao attığı golle Karagümrük'ün kazanmasında etkili oldu.
Terim kulübede aşırı sinirliydi ve oyuna el atma konusunda geç kaldı. İkinci yarıya çok kötü oynayan Oğulcan-Emre Akbaba ikilisiyle başlamamalıydı. Çünkü Galatasaray etkisiz oynuyor ve pas trafiği işlemediği için Feghouli de oyunu toparlayamıyordu. Terim'in atılması sonrası Galatasaraylı oyuncuların sinir katsayısı da yükseldi. Diagne'nin golü sonrası Galatasaray'ın oyunu tutması ve yenilmemesi gerekirdi.
Öfke aklın önüne geçince G.Saray kaybetti. Bence zarar üç puandan daha büyük.. Çünkü Galatasaray'da oyunun şifresi olan Marcao kırmızı gördü. Gergin ortamda sakin kalması gereken Terim'in öfkelenip atılması büyük hataydı.
SERKAN KORKMAZ - 1 PUANIN DEĞERİ!
Karagümrük-G.Saray maçına dair beklentim, ilk 45 dakikadaki izlediğimiz senaryoyla hayli zıttı. Gollü, sert, tempolu ve gergin bir maç bekliyordum ama ilk yarıda sadece tempoya dair beklentim karşılık buldu. Son 3 resmi maçında 8 gol atan ve gol yemeyen G.Saray ne savunmada ne de hücumda bekleneni veriyordu.
Konuk ekip gibi önemli eksiklerle sahaya çıkan Karagümrük, daha oturaklı ve daha şuurluydu. llk 45 bittiğinde G.Saray'ın rakip kaleyi tuttan bir tek şutu dahi yoktu.
Maçın ikinci yarısı başlarken ilk yarının en kötü performansını sergilediğini düşündüğüm Emre Akbaba'yı sahada görünce çok şaşırdım. Yedek kulübesinden onun yerine girebilecek en az üç isim vardı.
İkinci yarının 15. saniyesinde gelen Karagümrük golüyle Terim adına işler daha da zora giriyordu. Bu gol, Omar'ı sağ bekte, Emre Taşdemir'i sol bekte, Linnes ve Saracchi'ye göre daha önde görmekte ne denli haklı olduğumun ispatıydı adeta.
Tam yeri gelmişken milli futbolcu Şener'i, Darıca Gençlerbirliği maçında sahada görünce ne kadar şaşırdığımı da belirteyim. Belki inanmayacaksınız ama ben Galatasaray kadrosundaki varlığını dahi unutmuşum.
64. dakikada Terim, sahanın kötülerinden bazılarını ayıklayıp (Akbaba, Oğulcan ve Saracchi) yerlerine Belhanda, Arda ve Ömer'i koyduğunda (bence) 19 dakika kadar geç kalmıştı. 69. dakikada Linnes rakip ceza sahasına yönelirken net bir faule maruz kaldı ama hakem Öğretmenoğlu bu faulü vermedi. Sarı kırmızıların bu karara tepkisi Arda'ya sarı, Terim'eyse kırmızı kartla cezalandırıldı.
TFF Disiplin kurulu kaç maç ceza verecek bilmiyorum ama iki hafta sonra deplasmanda oynanacak Trabzon maçında, yedek kulübesinde Fatih Hoca'yı görmeyeceğimiz kesin.
Galatasaray futbol takımının yıldızı bana göre tartışmasız; Fatih Terim. O saha kenarında yokken, sahadakilerin işi artık daha da zor olacak. Bu sezon lige yükselen Karagümrük'ü kutlamak şart. Şu ana kadar lige damga vurdular ve dün akşam da galibiyet haklarıydı.
Fakat uzatma dakikalarındaki son derece tartışmalı bir penaltıyla avuçlarındaki üç puanın ikisi neredeyse ellerinden sabun gibi kayıp gidiyordu. Mevlüt'ün golüne kadar beraberliğe üzülen Galatasaraylılar'sa kaçan o bir puanın değerini şimdi daha iyi anlamışlardır umarım.
REHA KAPSAL - GÖRMEK LAZIM!
Galatasaray hafta içinde oynadığı Darıca maçında olumsuz futboluyla Karagümrük maçıyla ilgili olumsuz sinyaller vermişti. Hem de Karagümrük'ün 2 kart cezalısı, 5 de sakat oyuncusu vardı. Neredeyse ideal 11'inin yarısı sahada yoktu.
Galatasaray oyuna çok coşkusuz, vurdumduymaz, temposuz başladı ve de ilk 45 dakika bir isabetli şutu ve isabetli ortası yoktu.
Fatih hoca, devre arasında Donk, Marcao ve Taylan haricinde herhangi bir oyuncuyu gözünü kapatıp çıkartabilirdi. Ve de bu reaksiyonu vermeliydi. Takımının geriye düşmesini beklemeden, ilk yarıdaki olumsuz tablodan çıkan sinyalleri, yapacağı oyuncu değişiklikleriyle takıma hem enerji verebilir, hem de konsantrasyon seviyesini yukarı çekebilirdi. Bu kadar kötü oyuna rağmen ilk değişikliğini üç oyuncuyla 64. dakikada yaptı Fatih hoca.
Saha içinde dağınık olan, sorumluluk almaktan kaçan, bununla beraber ağır, yavaş ve temposuz oynayan sarı-kırmızılılar, özellikle Karagümrük'ün topu Galatasaray'a bıraktığı anlarda set hücumu yapmakta zorlandı. Sarı-kırmızılıların saha içinde hem üretkenliği azdı, hem de çok basit top kayıpları yaptılar. Ve de yerleşik savunmayı dağıtmak için gerekli hücum setlerini de oyun hareketsizliği ve pas akışının hızlı olmayışından uygulayamadılar.
Galatasaray özellikle bundan evvel ligde oynadığı son dört maçta, daha oyun ezberi olan bir takımdı. Hareketliliği, temposu, saha içi coşkusu, konsantrasyonu, birlikte hareket etmesiyle o farkı yaratıp çıkışa geçmişti. Karagümrük maçında daha önce yapmış oldukları bu olumlu aksiyonları ve eylemleri saha içine olumlu bir şekilde geçiremediler.
Bu yalnızca bu haftalık mıydı, yoksa bu olumsuz tablonun devamı gelecek mi? Geçmiş haftalardaki olumlu tabloya dönülecek mi? Bunu önümüzdeki oynanacak maçlarda bekleyip görmek lazım!