Son dakika spor haberleri: Spor yazarları Galatasaray-Büyükşehir Belediye Erzurumspor maçını yorumladı
- Galatasaray Galerileri
- Yayın tarihi: 28.02.2021 08:59
LEVENT TÜZEMEN - 'BOSS'A DİKKAT!
Fatih Terim'in, Alanya maçını kazanan kadroyu ödüllendirmek adına Erzurumspor karşısına çıkarması sıkıntı yarattı. Keyif vermeyen, bol hata yapan bir Galatasaray izledik. Bu kadroyla Galatasaray lig sonuna kadar gidemez. Sadece koşan oyunculardan takım kuramazsınız.
Oyuna akıl katacak, top kullanma yeteneği yüksek, kaliteli oyunculara ihtiyacınız var. Mostafa Mohamed'in ilk golüne kadar Galatasaray'ın Erzurum kalesinde pozisyonu bile yoktu. Çünkü takım içinde final pası yapacak, araya top atacak oyuncu yok. Onyekuru ve Mostafa Mohamed, Belhanda, Feghouli gibi yetenekli oyuncuları aradılar.
Oyundan düşen, çok pas hatası yapan futbolculara Terim'in uzun süre tahammül etmesi ve değişikliğe gitmemesi, oyuna geç müdahale etmesi Galatasaray'a zarar verebilirdi. Çünkü Marcao, Luyindama, Ömer Bayram ve Fernandes'in yaptığı hatalar, Galatasaray kalesinde Erzurum'un çok ciddi pozisyonlar bulmasını sağladı.
Fatih Terim'in değişiklik için neden 70 dakika beklediğine bir anlam veremiyorum. Özellikle Ömer Bayram'ın riskli oyunu, Fernandes'in gereksiz top sürüp riske girmesi orta sahada zafiyet yaşamasına neden oldu. Tabela üzerinden maçı okursak Galatasaray kazandı. Ama oyun olarak Erzurum daha mücadeleci, daha güçlü, 2-0'a rağmen skoru kabul etmeyen bir mücadele içindeydi.
Mostafa Mohamed'in ilk golde topa sert bir vuruş yapması başarılıydı ama ikinci golde top takibi kalecinin müdahale edemeyeceği nokta olan tavana topu şutlaması büyük bir başarıydı. Galatasaray kazandı ama Erzurum kendi beceriksizliği nedeniyle çok özel pozisyonları harcadı. Galatasaray bu oyunu geliştirmek zorunda. Terim, bu kadroda daha fazla ısrar etmeden, kreatif oyuncuları kazanmalı. Fatih Terim, Luyindama'yı da riskli oynamaması konusunda uyarmalı. Çünkü Luyindama kendine olan güveni yüzünden savunma kurgusuna yaptığı hatalarla zarar veriyor.
SERKAN KORKMAZ - TERİM'İN DEFTERLERİ
Zorlu maçları geride bırakan Galatasaray, fikstürde yokuş aşağı görünen etaba oyun olarak kötü ama netice itibarıyla iyi başladı. Sarı kırmızılılar cuma akşamı Denizli'yle Dolmabahçe'de oynayan Beşiktaş gibi maça hayli sönük başladı. Erzurumspor ilk yarım saatte hayli derli toplu ve şuurlu bir oyunla elverişli pozisyonlar da buldu.
Bu bölümde Etobo, Yedlin ve Emre Kılınç'la ayakta kalan Galatasaray, 35. dakikada Mustafa Muhammed'in ceza sahasına çıkıp rakip kaleyi yokladığı pozisyonla rakip kaleye "merhaba" dedi ve aynı ismin üç dakika sonra attığı golle öne geçti. Mısırlı golcü her geçen gün Türkiye'deki hayran sayısını arttırıyor. Arda'nın ofsayt pozisyonundayken yaptığı ani fren sonrası topla buluşup kendisinin ve takımının ikinci golünü atarken neredeyse rakip kalenin üst direğini kırıyordu.
Bence bundan sonraki Galatasaraylılar Mustafa Muhammed'in formasının içine bir nazar boncuğu iliştirsin. Birkaç kaynaktan bir süredir "Taylan yorgun; hafif sakatlığı ve ağrıları var" şeklinde açıklamalar geliyor. Tüm antrenmanlara katılan, tüm maçlarda kadroda yer alan bir oyuncunun sakat olmadığını düşünüyorum. Hatta; eminim. Sebebini bilmiyorum ama Taylan'ın yedek soyunması tahminimce bir "Terimsilin" tedavisi olabilir.
İki farklı deftere sahip olan Fatih hoca arada yapar öyle. Pek çok kişi benim gibi dikkat etmiştir; nasıl ki Babel ve Donk ilk fırsatta hocadan kesik yiyorsa, Luyindama ve Belhanda isimleri de hoca tarafından ilk fırsatta onbire yazılır. Bakalım Taylan ismi hocanın hangi defterinde yer alıyor.
Terim'in dün akşam sahaya sürdüğü takımda Taylan, Donk ve Belhanda'nın yine olmaması hayli dikkat çekiciydi. Çarşamba günü Ankara'da, her birinin farklı sebeplerle yedek kaldığını sandığım bu üçlüden en az ikisini (Belhanda ve Taylan) sahada göreceğimizi sanıyorum. Ankaragücü maçının onbirini de en az dün akşam oynanan maçınki kadar merak ediyorum. Hatta belki daha da fazla. Erzurum maçı, Terim için pek de "güle oynaya" geçmedi, başkentteki maç daha da zor geçecek gibi görünüyor; şimdiden söyleyeyim.
ERMAN TOROĞLU - YERSENKİRŞEN!
Zemin, her zamanki gibi iyi değil. Bu zeminde mücadele etmek zor. Hem rakiple mücadele ediyorsun, hem zeminle. Bir de sakatlanmamaya bakacaksın. 90 dakikaya baktığımız bir şey net göründü. Galatasaray 2-0 galip, Erzurumspor 3 pozisyon yakaladı, maç üç dakikada 3-2 olurdu fakat kaçırdılar. Ama şu var; Erzurumspor yakaladığı pozisyonları kendi yaratmadı. Galatasaray defans oyuncularının ukalalığından pozisyona girdiler.
Erzurumspor'un rakibi Galatasaray değil. Burada mağlup da olsan, fazla bir şey kaybetmezsin. Rakiplerini yeneceksin. Galatasaraylı Mohamed, tam bu tarz maçların adamı. Hem fizik olarak güçlü, hem inatçı. Topa da çok sert vuruyor, fazla ince işe girmiyor. Sarı-kırmızılılar topu iyi çeviriyorlar yalnız arka bölgede 2-0'dan sonra yaptıkları ukalalık, çok şeye mal olabilirdi ama Erzurumsporlular bundan faydalanamadı. Hakem gördüğünü çalmaya gayret etti. Zaten hakemi de fazla zorlayacak bir maç değildi.
Yalnız Galatasaray'ın attığı bir ikinci gol var. Net ofsayt pozisyonunda Arda'ya uzun bir top atılıyor. Arda topa doğru gidince, Erzurumsporlu defans oyuncuları da 'nasıl olsa ofsayt' diye bırakıyorlar. Fakat bu sırada topa doğru giden Arda bir anda vazgeçiyor, ofsayt pozisyonunda olmayan arkadaşı gelip topu alıp, golü de atıyor. Şimdi burada düşünelim.
Arda pozisyonun içinde mi, evet! Arda topa doğru hareket ederek defansı yanıltıyor mu, evet! Topa doğru gidip kendine bir avantaj sağlayıp, rakibi yanıltıyor mu, evet! Bunların hepsi olduğu bir şeyde, nasıl bir gol kararı veriliyor? Hakem de, yardımcı da bunu atlayabilirler, yorum...
Bazıları diyor ki, bu pozisyona VAR karışmaz. Ya kardeşim, VAR'daki hakem karar verecekse, gelsin o idare etsin. Sen çağır maçın hakemini, o karar versin pozisyonun aktif mli pasif mi olduğuna! Ama bizde bu işler böyle. Hani Almanya'da bir yer var ya, Yersenkirşen!
Bu arada unutmadan Luyindama'nın son dakikalarda verdiği bir pas var ki, bu da kaleciye pas!.. Muslera'nın topu elle almaması gerekiyordu, çünkü top rakipten gelmedi. Ama bu da hakemin gözünden kaçtı!
REHA KAPSAL - ÜÇ BÖLÜM!
Galatasaray'ın BB Erzurumspor karşısında ne oynayacağı belliydi. Topa sahip olarak, rakip yarı alanda yerleşik savunmaya set hücumu yapacaktı. Erzurumspor da kalesine yakın derinlemesine savunma yaparak kendi yarı alanında sarı-kırmızılıları karşılayacaktı. İlk 30 dakikada Galatasaray pas ritmini, oyun hareketliliğini, oyunda çabuk yön değiştirmeleri yapamayınca temposuz oyunda pozisyon üretmekte zorlandı. Böyle oyunlar için duran toplar her zaman anahtar formüllerin başında gelir.
Galatasaray bunu iyi bir şekilde kendi lehine çevirerek Mostafa Mohamed ile golü buldu. İlk yarı Galatasaray'ın oyunu istenilen kaliteye çıkmasa da soyunma odasına 2-0 önde girdiler. İkinci devre Galatasaray'ın 60. dakikadan sonra geçtiğimiz maçlar gibi oyundan düşmesi saha içindeki en büyük sıkıntısı. Bir takım oyundan düşebilir ama Galatasaray için en büyük tehlike burada 60 ile 80. dakika arasında Erzurumspor'a 4 net pozisyon vermesi. Oyunun kontrolünü kaybettiği bölümlerde Arda hariç 5 genç futbolcunun oyunu tutamamaları bir sıkıntı.
Arda da son haftalar da fiziksel olarak düştüğü için bu sorumluluğu yeterince üzerine alamıyor. Galatasaray savunmada da baskı görünce defansif anlamda çözüldüler. Erzurumspor'a ciddi pozisyonlar verdiler.
Galatasaray oyun kalitesi olarak istenilen seviyede oynamadığı 90 dakikada doğaçlama, bireysel oyuncu performansıyla şampiyonluk yarışında önemli bir 3 puan aldı. Bu galibiyetlerin en büyük sebebi devre arası yapılan nokta atışı transferler.
Onyekuru'nun 2 maçta attığı 3 golle kazandırdığı 6 puan. Mohamed Mostafa'nın, Fenerbahçe, Kasımpaşa maçındaki penaltı golü ve Erzurumspor maçında attığı gollerle kazandırdığı 8 puan önemliydi. İki oyuncunun bireysel performansından 14 puan kazandı sarı-kırmızılılar.
Mohamed Mostafa saha içinde gol umudu her zaman açık bir oyuncu. Santrfor olarak da yerden-havadan ve diğer oyun becerileri yüksek olan, gol vuruşu kaliteli bir oyuncu. En önemlisi de kişilik olarak da her hafta üzerine koyarak oynadığı maçlarda hareket ve davranışlarında hiçbir değişiklik olmadan kendi işini yapan mütevazı tavırları. Bence bu attığı gollerden bile daha kıymetli.
Galatasaray'ın geriye kalan haftalarda halletmesi gereken en büyük sıkıntısı oyunu bölüm bölüm oynamaları. Galatasaray üç bölümü iyi oynamalı. Bir futbol takımı oyuna iyi başlamalı, iyi devam ettirmeli ve iyi bitirmeli. Her iki devreyi de. Sarı-kırmızılıların en büyük tutarsızlığı oyunu kontrol etme, pozisyon vermeme bölümlerinin az olması.