Son dakika spor haberi: Usta yazarlar Ankaragücü - Galatasaray maçını değerlendirdi!
- Galatasaray Galerileri
- Yayın tarihi: 04.03.2021 09:00
SERKAN KORKMAZ - KAZANAN BOZULUR
Dün akşam önemli bir galibiyet alan Ankaragücü dışında, hakkında olumlu konuşacak hiçbir kimse yok. Hakemle başlayalım; ilk yarının sonunda ev sahibi lehine verilen penaltı, Arda eliyle oynadığı için gerçekleşti anladığımız kadarıyla. Vücuttan gelen bir top ve Arda'ya avantaj sağlamayan bir enstantane gibi geldi bana. Aynı pozisyona penaltı çalmayacak pek çok hakem olur tahminimce. Hadi pozisyon "gri" ve hakemin yorumu ağır olsa da "penaltı" deyip, susalım.
Skor 2-0'a geldikten hemen sonra Mostafa Mohamed'e gösterilen kırmızı kartsa çok yanlış bir karardı kanaatindeyim. Belki sarı kart olabilirdi, o da "belki"... Hakem bu yanlış karara imza attığında skorun 2-0 Galatasaray aleyhine olmasından ötürü, iğne ya da çuvaldızın birinin de mağlup olmak için neredeyse uğraşan tarafa batırılması şart.
"Kazanan takım bozulmaz" diye bir laf vardır; "eğer iyi oynuyorsa" diyerek katılmıyorum... "Çatır çatır" bozulur hem de; hele hele kötü oynayan bir takım ivedilikle bozulmalıdır. Erzurum maçından beri yazılarımda ve ekrandan yaptığım yorumlarda Ankara'da sahaya çıkacak Galatasaray'ı çok merak ettiğimi belirtmiştim. Son derece doğru bir şekilde sezonun en iyi savunma ikilisi Donk-Marcao'ya dönülmüş, Luyindama yedek kalmıştı. Fakat geri kalan herkes aynıydı.
İnanın anlamakta zorluk çekiyorum; hazır olmadığı her halinden belli bir Gedson, vasat bir oyunla yere göğe sığdırılamayan bir Etebo sahadayken, Taylan nasıl yedek soyunabiliyor. Maç 1-0'a geldikten sonra ikinci yarıda üç oyuncu değişikliğinin üçünün de mantığını anlamaya çalışırken yoruldum. Yedlin, "kart görmesin" diye yerine Linnes girdi, peki ama diğer iki değişiklik gerçekten çok garipti.
Açıkçası; "Taylan ve Babel girer, Gedson ve Arda çıkar" gibi gelmişti bana fakat öyle olmadı. 2-0'ın ardından gelen Mohamed'in kırmızı kartından sonrası içinse söyleyecek fazla bir şey yok. Hakem bence çok kötüydü ve belki de skora tesir etti ama gerçekleri de görmek, vurgulamak lazım. Böyle bir orta sahayla, Ömer'in duran topları kullandığı bir Galatasaray zaten nereye kadar gidebilir ki?
Ya da şöyle söyleyeyim; Galatasaray'ın hakemin kararlarından bağımsız bir ortamda da dün akşam kazanma ihtimali olduğunu hiç sanmıyorum. Forma adaleti sağlanarak KÖKLÜ bir revizyona gidilmesi şart.
REHA KAPSAL - ÖNGÖRÜ!
Galatasaray, Ankaragücü maçından önce seri galibiyetler alıyordu. Yalnız oyun olarak çok uzun süredir iyi oynadığı maç sayısı çok azdı. Genelde de futbol adına çok iyi oyunlar koymadığında zemin, eksikler, sakatlar ve topu rakibe bırakmak gibi hep bunlar dile getirildi.
Esas konunun özünde Galatasaray'ın saha içi organizasyon eksikliği yeni gelen oyuncularla birlikte saha içinde oyun pratiğinin eksik oluşu üretkenlik adına özellikle Ankaragücü maçının ilk yarısında görüldü. Daha önceki maçlarda Mostafa Mohamed, bu eksikliği bireysel becerisiyle, bu sıkıntılı hücum aksiyonlarında attığı gollerle kamufle etmişti.
Ankaragücü maçının ilk yarısında Mohamed'e hiç top getirmeyen, pozisyon üretmekte zorlanan, iki tane pozisyona giren; bunun biri Onyekuru'nun kafasında Korcan'ın çıkardığı, diğeri de Atilla'nın geri pasının kısa düşmesinden Emre Kılınç'ın kaçırdığı pozisyon vardı.
Tabii bir de buna takımın enerjisinin, coşkusunun düşük olmasıyla beraber haftalardır topa sahip olduktan sonra rakip yarı alanda hücum çeşitliliğinde akıl yaratılmaması en büyük etkeniydi. Bazı oyuncuların da formayı kötü oynasak da değişen bir şey yok moduyla oynaması, formsuz olduğu halde bu oyuncular üzerinde ısrar edilmesi de tabii ki yanlıştı.
İkinci yarı 3 oyuncu değişikliğiyle başladı sarı-kırmızılar, 4-4-2'ye döndü. Buradaki oyun organizasyonun nasıl olacağını görmeden Ankaragücü'nün ilk golü geldi, arkasından Mohamed atıldı. Geç gelen Kerem'in golüyle de kalan süre az olunca beraberlik adına ikinci golü bulamayan sarı-kırmızılılar, maçtan önce favori gösterildikleri maçta 3 puanı Ankara'da bıraktılar.
Haftalardır galip gelmesine rağmen öne geçtiği maçlarda skoru korumaya yönelik oynayan Galatasaray, Ankaragücü deplasmanında geriye düştüğü maçı çevirmeye oynayacak oyunu da, gücü de yok. Bir de buna ikinci yarının ciddi bir bölümünde de eksik oynamaları da işlerini zorlaştırdı.
Fatih hocanın galibiyetler alındığında saha içinde bunu güçlü bir oyunla değil anlık günlük performanslarla sonuca gidildiğini analiz edip daha önceden bu 'öngörü'süyle de Ankaragücü maçında daha rotasyonlu bir kadroyla da çıkması gerekirdi.