Usta yorumcudan olay sözler! "Emre golden önce faul yaptı"
- Fenerbahçe Galerileri
- Yayın Tarihi: 21.10.2019 - 09:26
- Güncelleme Tarihi: 21.10.2019 - 09:26
Öncesi ve sonrası | Reha Kapsal
Sarı-lacivertlilerin bu sezon geçen seneye göre en temel farkı, işler biraz kötü gittiğinde saha içinde olumlu anlamda reaksiyon veren görüntülerinin olması.
Bunu, oyun ve üretkenlik anlamında çok iyi bir şekilde yapmasa da mücadele anlamında en üst seviyede ortaya koyuyorlar.
Denizli deplasmanında da 4 merkez orta saha oyuncusuyla yer alan F.Bahçe, orta sahada dikine hızlı topu taşıyabilen oyuncu eksikliğini (zaman zaman Ozan yapsa da) ciddi anlamda bu eksikliği hissetti.
Rodrigues'in de sakatlıktan döndüğü ilk maçta, maç temposunun yeterli seviyede olmayışından, F.Bahçe'nin rakip yarı alandaki gol pozisyonu üretiminde kısır bir görüntü vermesine neden oldu.
Tolga'nın hücumda sağ çizgide oynamasının en büyük esprisi, ikinci santrfor gibi rakip ceza sahası içine çok akıllıca girip, pozisyon alması.
Nitekim geçmişte bu pozisyonda oynadığında goller de atmıştı ve F.Bahçe'nin attığı ilk golde de aynı oyun ezberiyle takımının öne geçmesini sağladı.
F.Bahçe'nin sol kenar oyunlarının, Hasan Ali'nin de sakatlıktan sonra maç temposu eksikliğiyle, Rodrigues'le beraber o kanadın işlevliğini azalttı. Özellikle hem dün kulübeden çıkamayan Moses gibi dikine gidip, adam eksiltebilen ve F.Bahçe'nin orta sahayla hücum arasındaki en güçlü pas bağlantısını yapan Kruse'nin olmayışı da hücumdaki çeşitliliği de etkiledi.
Ersun Yanal'ın hem 2-1 olduktan sonra oyuna geç müdahaleleri, Deniz'den hala sağ önde kenar oyuncusu beklentisi, çok doğru kararlar değildi.
Sarı-lacivertlileri Emre öncesi ve sonrası diye değerlendirmek gerekir. Emre öncesi ve sonrası; geceyle gündüz kadar, sarı-lacivertlilerin saha içindeki görüntüsünde, teknik, taktik, mental olarak farklılığı var.
Emre, F.Bahçe adına bir oyuncudan daha fazlası, saha içi ve saha dışında.
Ne VAR ne YOK! | Zeki Uzundurukan
Avrupa'sı olmayan ve haftada sadece 1 maça çıkan Fenerbahçe'nin, Denizlispor gibi ligde zor günler yaşayan bir takıma karşı daha coşkulu oynaması gerekirdi...
Evet, Fenerbahçe maça baskılı başladı ama ilk çeyrekten sonra Denizlispor oyunda dengeyi kurdu. Sonrasında pozisyona girmekte zorlanan bir Fenerbahçe, izleyenlerin adeta uykusunu getirdi.
Sarı-lacivertliler, İsla'nın ceza sahasına kestiği ortada golü buldu. Golde Vedat'ın direkten dönen kafa vuruşu şahaneydi.
Dönen topu tamamlayan ve golcü vuruşu yapan Tolga Ciğerci'yi de alkışlamak gerek. Çünkü Tolga, maç boyunca çok koştu, savunmaya gelip, kritik müdahaleler yaptı. Tam bir takım oyuncusu Tolga.
Emre Belözoğlu, sakatlığına rağmen büyük fedakarlık örneği göstererek oynadığı maçta, galibiyeti getiren isim oldu.
Emre kaptığı topu öyle ustalıkla Vedat'a gönderdi ki, asistin kralını yaptı. Vedat'a da sadece dokunmak kaldı.
İlk golde büyük payı olan Vedat, bu kez ağları havalandırarak maça damgasını vurdu.
Emre Belözoğlu çıktıktan sonra Fenerbahçe baskı yemeye başladı.
Oscar'ın attığı kafa golünde kaleci Altay hatalı bir çıkış yaparak, skorun 2-1'e gelmesine neden oldu. Bir kaleci böyle pozisyonlarda çıkıyorsa topa vuracak ya da kalesinde duracak...
Denizlispor'un en büyük silahı Rodallega dünkü maçta yoktu.
Buna rağmen Mehmet Özdilek yeni takımı ile özellikle ikinci yarıda Fenerbahçe'yi zorladı.
Fenerbahçe kazandı ama taraftarını coşturacak bir futbol oynayamadı.
Emre Belözoğlu ve Vedat Muriç ortaklığına, Tolga'nın savaşçılığı eklendi ve Fenerbahçe 3 puanla Denizli'den döndü.
Ancak şunu belirtelim ki; bu futbol Fenerbahçe'ye şampiyonluk yarışında yetmez...
Bu arada dünkü maçta hakem Fırat Aydınus kötü bir maç yönetti.
Ama VAR uyuyor mu?
Neden hakemin işini kolaylaştırmadı VARdakiler! Bu uygulama ya VARdır ya da YOKtur.