Usta yazarlardan Fenerbahçe-Yeni Malatyaspor maçı sonrası Erol Bulut'a eleştiri!
- Fenerbahçe Galerileri
- Yayın Tarihi: 13.12.2020 - 10:01
GÜRCAN BİLGİÇ - HEM ACEMİ HEM ŞIMARIK
Sahaya çıkan takımın şampiyonluk hesaplarında değil, iddiası kalmamış kadro gibi olmasıdır ilginç olan. Malatyaspor'un golleri atmasından öte, buna tepki veremeyen, ikili mücadeleleri kaybeden, oyuna kurgu getiremeyen ve sürekli vazgeçen oyuncular grubu endişe verici.
Ligin 12 haftası geçip, "Bizi kasım ayından sonra görün" beklentisinin, sonucu 'hiçbir şey' olan görüntüsü karşımızdaydı. Erol Bulut da takım olmaktan vazgeçip kendileri için planlar yapanlar da bu sorumluluğu üstlenmeli. Erol hoca ile başlarsak, takımda bir tane bile formda oyuncu olmamasının analizini yapmalı. "Kim hak ederse o oynar" demek, sahaya yazdığın on biri bir anda Fenerbahçe'nin oyuncusu haline getirmiyor. Ölçü saha ise Sosa'nın kulübede başlaması doğru ama Cisse niye on birin içinde?
Tisserand'ın acemi mangasında başını çektiği defans hatalarına bakın. Arkası dönük oyuncuya faulü yapıp penaltıyı yaptığı gibi, rakibin tek santrforunu da kaçırıyor gözünde. Öncesinde Caner'in ofsaytı bozması da cabası.
Malatyaspor'un 'zayıf' haline bakıp, topun kendi kendine gol olacağını zanneden 'şımarık' bir grup var karşımızda. Hamzaoğlu santrforlarından bek üretiyor, onları geri koşturuyor. Bu konsantrasyonu hissettikleri anda, geçmişteki Konya-Beşiktaş maçlarının kopyası çıkıyor karşımıza.
Erol Bulut'un sahaya çıkardığı on birin planlarında, kazanmak istediği oyuncular var. Ancak, Gustavo-Sosa- Ozan üçlüsünü bozmasıyla birlikte rakibi seyreden bir takımı oldu. Bu sonuç Erol Bulut yetersizliği değil, oyuncuların kazanma inancını kaybetmesi ve toptan kaçmaya başlamasıdır. Bu ruh halini iyi yönetemeyen de Erol Bulut.
Sistem olayına çok takılmayın; teknik adam görevi tarif eder, setleri kurar. Oyuncu yapamadığında, ayağındakini kaptırdığında veya baskıyı beceremediğinde çıkan "kaosun" adı, bir anda "sistem yok" olur. Kırılma noktasında bir hafta geçirecek Fenerbahçe. Taraftarıyla, yönetimiyle ve teknik heyetiyle sakin kalmayı başarmazsa, sezonu yitirirler. Esas "ders" şimdi başlıyor.
ÖMER ÜRÜNDÜL - BULUT'UN BU İŞTEN ANLAMADIĞI BELGELENDİ
Malatya güçlü bir Avrupa takımı gibi sürekli topa sahip oluyor. Çeşitli varyasyonlarla gol arıyor. F.Bahçe'den hiçbir reaksiyon yok. Ta ki ikinci gole kadar. Devrenin son bölümünde F.Bahçe'nin netice alamadığı baskısının iki nedeni vardı. F.Bahçeli futbolcuların biraz hırslanmaları birinci nedeniydi.
İkinci nedeni ise Malatyaspor'un riskli ofansif anlayışı, iki farklı skor avantajından sonra bırakıp, savunma ağırlıklı oyuna geçmesiydi. Ama F.Bahçe'deki atak girişimleri planlı programlı olmadığından bir sonuç vermedi. İkinci devre başındaki üçüncü Malatya golüyle F.Bahçe teslim bayrağını çekti. Ondan sonraki baskı ve ataklar gelişi güzeldi. Sonuçta F.Bahçe, çoğu kimsenin beklemediği farklı bir yenilgiyle sahadan ayrıldı.
Bu kesinlikle benim için bir sürpriz değil. Perşembe gecesi TRT'deki programımda da F.Bahçe'nin bu maçın favorisi olmadığını söylemiştim.
Takımda bir düzen, sistem yok. Oyuncuların birçoğunda fiziki kondisyon çok yetersiz. Gustavo bile dün gece yürüyerek oynadı. Cisse'nin, Pelkas'ın yürüyecek halleri yok. Nerede Sivas'taki Mert Hakan? Takımın en çok koşan oyuncusu Ozan bile dün gece yürüyerek oynadı.
Büyük transfer denilen Tisserand, tam bir fiyasko. Aut çizgisinde sırtı dönük rakibinin tendonuna basarak penaltıya neden oldu. Sonra da her rakip atakta adeta refakatçiydi.
Erol Bulut'un bu işten anlamadığı dün gece belgelendi. Takımın durumu ortada. Fenerbahçe geçen haftaki Denizlispor maçını da 2-0'dan kaleci Altay olmasa kaybederdi. Devre arası bütün suçu Sadık'a yükleyip Tisserand yerine onu çıkarması kendisi adına çok talihsiz durumdu. Malatyaspor'da her futbolcu görevini yaptı ama sahanın yıldızı Acquah'tı...
LEVENT TÜZEMEN - ÇÖZÜLEMEYEN DÖRT PROBLEM
Erol Bulut'un gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında dile getirdiği, "Ben genelde önde baskılı oyunu severim ve bunu oynatırım. Şu an istediğimiz gibi olmuyor. Çünkü çok fazla oyuncu var" şeklindeki sözleri Fenerbahçe'nin çözemediği sıkıntıları anlatıyor. Nedir bu sıkıntılar?
1- Erol hoca öncelikle takıma tam hükmedemiyor. Her maça farklı kadrolarla çıkmak Fenerbahçe'nin kadro istikrarını yakalamasına engel oluyor. Futbolcularda bir durgunluk var. Fenerbahçeli futbolcular skora isyan edecek tepkiyi bile göstermediler.
2- Savunma sık sık değişiyor. Tisserand, Serdar, Lemos, Sadık oyunu geriden kuramıyor. Malatya maçında Sadık'ın çıkıp Gustavo'nun savunmaya çekilmesi Erol hocanın oyunu geriden kurmasının ne kadar önemli olduğunun göstergesiydi. Erol hoca bu hamleyi kafadan yapmalıydı. Ayrıca Tisserand'ın arkası dönük Tetteh'e kontrolsüz yaptığı penaltı amatörce bile değildi.
3- Fenerbahçe'de kanat atakları sürekli Caner-Gökhan ikilisinin üzerine yığılıyor. Bu ikili hem hücumu hem savunmayı yaparken çok yıpranıyor ve yoruluyor. Ferdi de yeterli olmuyor. Kanatlar etkisiz olunca gol için tek çıkar yol, duran toplar oluyor.
4- Rakip takımlar kompakt futbol anlayışı içinde alanları kapatınca Fenerbahçe merkezden bile hücum etmekte zorlanıyor. Kapanan takımların kilidini açmak için Fenerbahçe'nin golü ilk bulan takım olması gerekiyor. Hamza hoca Fenerbahçe'yi iyi analiz etmiş ve Konyaspor-Beşiktaş maçlarını izleyip takımının oyun planını hazırlamış.
Malatyalı oyuncular topu Fenerbahçe'ye bıraktılar ve takım halinde savunma yaptılar. Sakin oynadılar, telaş yapmadılar, ayağa isabetli pas yapmaya özen gösterdiler ve birlikte savaştılar. Özellikle Adem, Acquah, Ndayishimiye orta alanda çok çalıştı. Tetteh mükemmel duvar oldu. Kubilay-Umut ikilisi sadece hücumda değil savunmaya yardımda da etkiliydi.