Spor yazarları Gençlerbirliği - Fenerbahçe maçını yorumladı
- Fenerbahçe Galerileri
- Yayın Tarihi: 22.11.2020 - 09:05
EMRE BOL - MEVSİM FENERBAHÇE!
Bak Fenerbahçeli güzel kardeşim... Perotti'nin pozisyonu kesinlikle penaltı değil. Koskoca camiayı, "Fenerbahçe yalandan penaltılarla maç kazanıyor" diye töhmet altına alırlar, anlamazsın. Oysa senin takımının hakeme ihtiyacı yoktur. Gerekirse, "döve döve" yener rakibini... Ama algıyı başka yöne çekerler.
Uzuuun bir zaman sonra rahat bir Fenerbahçe maçı izledik. Sahi bu kadar rahat bir maçı en son ne zaman izlediniz? Erol Bulut'a haftalardır B planı olması gerektiğini söylüyorum. Sadece kanat ortalarıyla sonuca gitmeye çalışmak, rakibin işini kolaylaştırıyor. Oysa adeta yıldızlar topluluğu olan takımın bundan fazlasını yapabilecek bir oyuncu grubu var.
Özellikle uzak şutlarla... Mert Hakan işte aynı böyle bir pozisyonda golü yaptı. Caner'in yokluğunda ceza sahasına atılan orta istatistiği düşmüştür ama atılan gol sayısı çoğaldı. Bunun bir anlamı var. Yapılan her orta gol olmuyor.
Serseri ortalardansa, "sonuç alacak şutlar" evladır. Lemos'un sol ayakla, sağ bek oynadığı ve bence fena da oynamadığı karşılaşmada Kadronun ne kadar geniş olduğunun bir kez daha farkına vardık. Bak Erol hoca; bu takımı kimseyi yanaştırmadan şampiyon yapmalısın. En ufak bir tereddüte fırsat vermeden... Ali Koç Kasım ayına kadar süre istemişti senin için; kasım bitiyor. Artık mevsim Fenerbahçe olsun.
REHA KAPSAL - HANGİSİ!
Sarı-lacivertliler, Gençlerbirliği deplasmanında oyunun bazı bölümleri haricinde sahadaki oyuncu kalitesi üstünlüğüyle, rakip yarı alan ve ceza sahası içinde problemi çözen oyuncu profilleriyle farklı galip gelmesini bildi.
Kimine göre bu galibiyetin rakibin zayıflığından, kimine göre de Fenerbahçe'nin gücünden kaynaklandığı iddia edilebilir. Yalnız futbolda bir gerçek vardır ki o da rakibin kötü olmasını sağlayan en önemli faktör diğer takımın güçlü ve kaliteli oyunudur.
Gençlerbirliği'ni kötü kılan yalnız oynadığı oyun kurgusu ve taktik planı değil. Fenerbahçe'nin saha içinde ortaya koyduğu akıl, mücadele ve bireysel yeteneği de gözardı etmemek gerekir. Maçın başından sonuna kadar Fenerbahçe galibiyeti hak etti.
Fenerbahçe'nin oyun içinde geçtiğimiz haftalardaki en büyük sıkıntısı farklı galip geldiği Gençlerbirliği deplasmanında da ortaya çıktı. Öne geçtiği maçlarda oyunu kontrol edememesi, rakibin baskısını kıramaması, oyunu kendi yarı alanında kabul ettiği zaman da rakibine pozisyon vermesi dün de gözlendi. Bu dalgalanmaları Fenerbahçe kalitesindeki bir takımın artık çözmesi gerekir.
Bu oyun gelgitinde maçın gidişatına göre tempoyu yükseltmek ve düşürmek başta Sosa ve Gustavo gibi iki tane kaliteli ayağın görevi. Onların ortaya koyacağı akıl, oyunu tutamama sıkıntısını gidermekte en baş etken olacaktır.
Gençlerbirliği'ne karşı Gustavo'nun liderliğinde, Sosa'nın aklıyla, Tisserand'ın savaşçılığıyla, Mert Hakan'ın enerjisiyle, Pelkas'ın beceri ve yeteneğiyle, Perotti'nin de kalitesiyle hak ettikleri maçı rahat bir şekilde kazanmasını bildiler.Ligin ilk 9 haftasına baktığımızda Fenerbahçe'nin genel olarak oyun kültürünün oturmadığını söyleyebiliriz.
Oynanan oyunlarda sarı-lacivertliler maçı kazanıyorlar, oyunu kazanamıyorlar. Bunun 'hangisi' doğru? Günü, anı kaliteli ve yetenekli ayakların becerisiyle, problemi çözme yeteneğiyle ve de doğaçlama oynanan oyunlarla kurtarmak yerine ortaya akıl koyulmuş, güçlü ve istikrarlı oyunlar oynaması futbol ve hedefleri yakalamak adına daha doğru olur.
ERMAN TOROĞLU - AHBAP-ÇAVUŞ EMEK ÇALIYOR!
Fenerbahçe rahat kazandı. Tartışılacak birkaç pozisyon var ama tartışılmayacak bir şey var: Fenerbahçe, Gençlerbirliği'ni net yendi ve galibiyeti hak etti. Kimse hakeme bir şey demesin. Yok 2-1'miş yok 2-0'mış hikaye!..
Bir başka gerçek daha bu Ankaragücü ile bu Gençlerbirliği, 4 takımın düşeceği bu sene kol kola alt kümeye giderler. 'Fenerbahçe'de eksik var' diyorlar iyi güzel de kadro zaten hastalıklara, sakatlıklara göre kurulmuş bir kadro; geniş.
Ben sakat oyuncuya bakmam, sahada oynayan 11 futbolcuya bakarım. Bu 11 futbolcu takım mı, değil mi? Dün Fenerbahçe iyi sinyaller verdi. Sarı-lacivertliler iyi pozisyonlara girdiler. Her şeyden önce iyi yardımlaştılar.
Yani takım olma yönünde gidiyorlar. Zaten fizik olarak da çok iyi pozisyona girip oyunda birbirlerine yardım ederlerse yani kaçak dövüşmezlerse bu onların büyük avantajı olacak ki o yönde gidiyorlar.
Beşiktaş ilk 45 dakika Başakşehir karşısında mükemmel oynadı. Şimdi Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın rakiplerine baktığımızda; Beşiktaş'ın rakibi Türkiye şartlarında çok daha güçlü... Gençlerbirliği'ne göre... Dün akşamki Beşiktaş ve Fenerbahçe'yi seyrettikten sonra haftaya bizi güzel bir maç bekliyor. İnşallah öyle olur.
Bir şeyi yazmadan geçemeyeceğim: Şirkette arkadaşlar seyretmediğim Karagümrük-Sivas maçından bir görüntü getirdiler. Hakem Hüseyin Göçek, Sivas'ın aleyhine bir penaltı vermiş. Dağlara taşlara penaltı değil. Hadi Hüseyin Göçek verdi.
"VAR'da kim var" diye sordum "Cüneyt Çakır" dediler. Demek ki şöyle; bu Hüseyin Göçek'e sahip çıkan hakem arkadaşlarının başında Çakır geliyor. VAR'a çağırıp iptal ettirse Göçek'i taca çıkaracak. Ahbap çavuş ilişkisi yazıklar olsun size... İnsanların ekmek paralarıyla oynuyorsunuz, enerjileriyle oynuyorsunuz, emeklerini çalıyorsunuz. Yazıklar olsun size!...