Spor yazarları Fenerbahçe - Dinamo Zagreb maçını yazdı
- Fenerbahçe Galerileri
- Yayın Tarihi: 30.11.2018 - 09:22
Ahmet Çakar: Comolli derhal istifa etmeli! I Sabah
Dün gece şunu gördüm ki Damien Comolli, Fenerbahçe'yi ciddi anlamda sabote etmiş. Frey, Benzia ve diğerlerini takıma getirtti, takımın en iyi iki üç oyuncusunu da sattırttı. Örneğin Frey... İyi niyetli, kuvvetli ama kalite olarak ancak Fenerbahçe PAF takımında oynar. Kaleye 15 metre uzaklıkta şutu çekiyor, bakın top kaleye gitmiyor. Auta da gitmiyor, taca gidiyor! Böyle kaliteye sahip bir oyuncuyu 2.5 milyon Euro bonservisle Fenerbahçe'ye getiren Comolli ya futbolu bilmiyordur ya da gizli bir ajandası vardır.
Gelelim maça... İlk yarı bÜtün kontrol Fenerbahçe'deydi. Her atakta Valbuena kalitesiyle başrol oynadı. Çok net pozisyon kaçırmasa da Fenerbahçe çizgiye indiğinde etkili oldu ama dedik ya, Frey'in kalitesi belli, üstelik top almaya hep geriye geliyor ve başaramıyor. İlk yarı Dinamo Zagreb oyunu rölantiye aldı. Aslında kontraya iyi çıkan, hızlı oyuncuları var.
İkinci yarı ise kontrol Dinamo Zagreb'e geçti. Özellikle orta sahada yapılan top kayıpları ve rakibin bu alanı çok rahat geçerek Fenerbahçe'nin üzerine gelmesi zor anlar yaşattı. Eğer hakem hakem olsaydı Dinamo Zagreb'in penaltısını da verip hakkını yemezdi. Tamam, iptal ettiği golde faul var ama her hakemin vereceği tipten değil...
İkinci yarıdaki oyunu hiç beğenmedim. Fizik olarak düştüklerinde ya da rakip golü düşünüp mücadeleyi artırdığında Fenerbahçe aciz durumlara düşebiliyor. Sonuçta Fenerbahçe gruptan çıktı ama asla ve asla ilerisi için ne ülkemizde ne de Avrupa'da ışık vermiyor.
Gürcan Bilgiç: Tarzımız Valbuena
Travmatik bir yenilginin ardından, rüzgarın yönünün tekrar değiştirmek, Dinamo'dan önceki rakibiydi Fenerbahçe'nin. Grup matematiği içinde "kazanmak zorunda" kısmı geçilmiş, "yenilmemek şart" bölümü de eklenmişti. Buna rağmen Kadıköy'ün soğuk gecesinde, tribüne gelenleri ısıtacak golün peşine de düştüler. Koeman biri mecburi üç rotasyon yaptı. Silimani ve Topal kement atılan oyuncular oldu.
Benzia, Jailson ve Barış, "Daha iyi yapsınlar" göreviyle sahaya çıktı. Frey'in tek santrafor oynadığında yetersizliğini bir kez daha görme fırsatını da yakaladık. Umarım bu transferin dahi ismi Comolli de seyretmiştir. Grup liderliğini cebine koyup, performans ibresini rölantiye alan bir rakip karşısında ne takım arkadaşlarına alan yaratabildi, ne de takımın en ucundaki adam olarak topu orada tutup, pozisyona çevirebilmek adına bir şeyler yaptı.
Valbuena'nın sahanın her yerine koşup, topu isteyip, sorumluluk alması elbette önemli. Ancak bu arzunun sadece duran toplar veya defans arkasına pas arayışları dışında etkinliğini göremedik. Oyun tarzı Fransız yıldız için biçilmiş kaftan olduğundan kimsenin sesi çıkmıyor. Çünkü "tarz" yok. Sistem, Valbuena "bir şeyler" yapsın üstüne kuruldu. Kadronun kalitesini tartışabiliriz ama iyi niyetini göz ardı etmeyelim.
Hepsi en iyi koşuyu, mücadeleyi gösterdi. Kendini sakınan, Benzia dahil boş vermiş gibi görünün bir kişi yoktu. Bu ruhu taşımaları aslında bir sistem peşinde olanın elini rahatlatır. Ne yazık ki Fenerbahçe'nin mücadelesinde "iyi niyet" dışında olumlu yorumlayacağımız hiçbir şey yok. Bitiş düdüğü, gruptaki diğer maçın berabere bitmesiyle, Fenerbahçe'yi son 32'nin takımı yaptı. Bu sezonun ilk iyi haberiydi aslında. Mart ayında Avrupa heyecanını özlemişti bu camia.
Emre Bol: Barış'alım artık
Dünya futbolunda artık çift forvet oynayan çok az takım var. Her takım önce savunma güvenliğini düşünüyor. Koeman da bu gerçeği yeni fark etmiş olacak ki dün sahaya tek forvet özellikli oyuncuyla çıktı. Dikkat edin tek forvetle demedim! Çünkü sistem olarak baktığımızda 4-6-0 gibi bir diziliş vardı...
Frey orta saha oyuncusu gibi oynadı. Koeman onun golcülüğünden ziyade fizik gücünden faydalanmak istemiş belli ki! Hal böyle olunca Fenerbahçe rakip ceza sahası içine çokça girmesine rağmen golü bulamadı. Barış'a ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Zagreb sol kanadını tek başına felç etti. Tabii bunda arkasında oynayan İsla'nın da payı büyüktü. Çok iyi bir uyum yakaladılar. Aynı şeyleri sol kanat için söylemek zor.
Ön tarafta ipsiz uçurtma Valbuena olunca o kanatta Hasan Ali tek başına mücadele etmek zorunda kaldı. Zagreb ekibi ilk maçın aksine bekleyip, kontrataklarla çıkmayı planlamıştı. Ezber oynayan her takım beni ürkütür ve Zagreb tam da böyle bir takım. Nadir de olsa Fenerbahçe'yi eksik yakalamayı başardılar.
Fenerbahçe taraftarına bir kez daha hayran oldum. Yağmurda, çamurda hiç susmadan, takımlarını desteklediler. Süper Lig'de taraftarı üzdünüz, bari Avrupa Ligi'nde gidebildiğiniz yere kadar gidin. Koeman'ın hiç oyuncu değiştirmemesi karşılaşmanın en garip olayıydı!
Gürkan Kubilay: Koeman "bir şey" denedi!
Slimani gol atmayı unutunca, tek forvete Frey'i atıp, lüks orta saha hakkını Benzia'dan yana kullanmıştı Koeman. İstekli ve önde basarak başladı takım. İki savunma beki öne çıkınca, rakip ceza alanında da kalabalıklaştılar. Arada şans şutlarını Harun kurtarıyordu.
Valbuena'nın serbest oynaması ve Benzia ile verkaç çabaları ile oyunda kalıyorlardı. 20-25 arası tempoları düşse de, açıldılar ama bu sefer de hücumda son pasın zamanlaması hep bir gecikince, ya da bir fazla pas yapınca pozisyonlara net giremediler. Barış istekli, Valbuena arayan, Frey iyi niyetli ama son vuruşlarda kötü idi.
2. yarı düşük tempoda başladı, Valbuena yine şef idi. Zagrep de beraberliğe razı görünüyordu. 60'dan sonra orta sahamız düşünce onlar gelmeye başladı. Koeman ise gecikiyordu değişimde. İsla 2. yarının en iyisiydi.Benzia ise takımın freni, Barış ilk yarı kadar etkili değildi. Koeman adeta uyuyordu, oyuncu değiştirmiyordu.
Zagrep pozisyona giriyor, şansımıza direkler bizi koruyordu. Koeman " bişey" denedi sanırım değişiklik yapmamakla, ya da bir mesaj vermek istedi, içeriğini sadece kendinin bildiği. Ama şu net idi ki, zamanında Topal-Slimani girip, Frey ve Benzia çıksa 3 puan bizim olurdu. Yine de Trabzon travması sonrası oyun kabul edilebilir düzeyde idi.
İlker Yağcıoğlu: Avrupa'da gülüyor
Trabzonspor maçındaki kötü bile denemeyecek futbolun ardından koeman sistemde değişikliğe gitti. Çift forvet sevdasından vazgeçti. Maça Frey'le başladı, ki bu doğru bir karardı. Orta sahadan bir kişi eksilmek ve çift forvet oynamak çok büyük risk almaktır. Tabi tek forvetiniz Frey olunca ve onun da en büyük özelliği gol atmak değil mücadele etmek olunca ceza alanı içersinde eksik kalıyorsunuz.
Ve neredeyse "forvetsiz oynuyor" gibi bir durum ortaya çıkıyor. Frey'in çalışkanlığına ve iyi niyetine söyleyecek bir sözüm yok.
Ama Fenerbahçe'nin santrforunun kaleye çektiği şut taca çıkmamalı.
BARIŞ'LA DEVAM...
Oyunun genelinde zaman zaman Fenerbahçe'nin iyi işler yaptığını zaman zaman da kalesinde tehlikeler yaşadığını gördük.
Uzun bir aradan sonra ilk 11'de yer bulan Barış'ta ısrar edilmesi şart.
Eğer Barış'a bu özgüveni Koeman ya da gelecek teknik adam verirse Fenerbahçe ve Türk futbolu önemli bir oyuncu kazanır.
Sonuçta Fenerbahçe gruptan çıkmayı garantiledi. Hiç olmazsa Avrupa'da üzerine düşeni yaptı. Şimdi bu maçtan çok daha zor ve çok daha tehlikeli bir ekiple, Kasımpaşa ile oynayacaklar. O maçtan alınacak galibiyetle ligde de yüreklere su serpebilir.
MAÇIN EN İYİSİ: BARIŞ
Koeman veya kim gelecekse Barış'ı oynatmalı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ: BENZİA
Sorumluluk almalı. Kopuk kopuk oynuyor.