Spor yazarları Çaykur Rizespor-Fenerbahçe maçını değerlendirdi
- Fenerbahçe Galerileri
- Yayın tarihi: 12.09.2020 09:17
- Güncelleme tarihi: 12.09.2020 09:18
ERMAN TOROĞLU - BUNLAR ÇOK YAŞANACAK!
Hastalık olayından sonra sizin saha, bizim saha falan hikaye. Neden? Zaten seyirci yok. Yani itici güç. Maalesef küçük takımlarda çok rastlanan bir olay dün gece yine görüldü.
Fenerbahçe'den daha iyi oynuyorsun. Takım olarak, oyun anlayışı olarak Fenerbahçe'den iyisin. Ve bu sayede de öne geçiyorsun. Öne geçene kadar da bayağı etkilisin. Ama 1-0'dan sonra anlaşılmaz bir şekilde defansa çekiliyorsun. Futbolcular şunu düşünemiyorlar; tamam Fenerbahçe büyük takım ama sen Fenerbahçe'nin üstüne gittiğin pozisyonlarda ona çok tehlikeli oldun. Bu şunu gösteriyor; sarı-lacivertlilerin arka kanadı iyi değil yani defansı. Sen bu takımı üstüne çekersen, sen de pozisyon yakalarsın, nitekim yakaladı.
Ne derler "korkunun ecele faydası yok" 2-0 yapsan işi bitireceksin. Ama işte o zihniyet hiç değişmiyor; büyük takım, küçük takım. Kontrataklara düzgün çıksan çok daha fazla pozisyon yakalayacaksın.
"TEDİRGİNLİĞİ YÜZÜNDEN OKUNUYOR"
Erol Bulut, şu anda bıçak sırtında. Ya olacak ya olmayacak. Görüntüye geldiği zaman da tedirginliği yüzünden okunuyor. Şu bir gerçek; Fenerbahçe geçen seneden biraz daha farklı. Nasıl? Bence sezon sonuna kadar şampiyonluğu kovalayacaktır.
Ama şunun da altını çizmek lazım koca bir sezon seyircisiz oynanacak. Fenerbahçe, bu futbolunu kendi sahasında oynamaya kalkarsa çok zor anlar yaşar. Çünkü ligdeki çok takım Rize anlayışında oynamaz.
Anlamadığım bir şey var; büyük takımlarla oynuyorsun, kaybedebilirsin ona kimse bir şey demez. Risk onda, sen rahat oyna o düşünsün. Ama gol atıp üstüne yatmaya kalkarsan dün akşamki gibi olursun.
REHA KAPSAL - MORALLİ BAŞLANGIÇ
Fenerbahçe'nin son iki sezonda beklenen hedeflerden çok uzak kalmasıyla bu sezon özellikle lige başlangıcı taraftar ve camia açısından, yapılan transferlerle beraber merak uyandırdı ve de beklentileri yukarı çekti.
Sarı-lacivertliler, transfer ettiği çoğu oyuncuyu bu maçta hem yeni gelmeleri, hem de fiziksel olarak hazır olmamalarından dolayı, belki de istenilen takım kurgusu içinde Erol Bulut yer veremedi. Maçın ilk yarısında Caner'in kaçırdığı penaltı ve Deniz'in değerlendiremediği net fırsatla Fenerbahçe, ilk yarı skoru lehine alıp soyunma odasına girebilirdi.
Özellikle ilk yarıdaki ve ikinci yarıda 1-0 geriye düştüğündeki takım kurgusunda Erol Bulut, oyunu okuyup daha önce hamleler de yapabilirdi. Direkt savunmadan hücum bölgesine kontratak oynayan Rizespor'a karşı orta sahada hem Gustavo, hem de Tolga Ciğerci ile oynamak yerine Gustavo'nun yerine daha ofansif bir orta saha olan Ozan Tufan veya Sosa ile ikinci yarıya başlayabilirdi.
"TAKIM İÇİN ÇOK YETERSİZ"
Frey takım için çok yetersiz. Thiam çizgi oyuncusundan daha fazla forvet oynayabilecek bir oyuncu. Thiam ile de başlayabilirdi. Erol Bulut gibi başarılı bir teknik adamın, eldeki kadro seçeceğini daha fazla esneterek, oyuncular ve oyunu değiştirerek takımın oyunu daha üst seviyeye çekebilirdi.
İkinci yarı yapılan ofansif oyuncu hamleleriyle Fenerbahçe daha rahat hücum organizasyonlarını yapmaya başladı. Rakip ceza sahası içinde daha fazla pozisyon buldu, sayısal olarak da daha fazla oyuncuyla ceza sahasına girdi. İki tane duran topla Gökhan ve Sosa ile gol buldu.
Sezon başları, ilk maçlar her zaman zordur. Fenerbahçe'nin tabii ki hem saha içi oyun organizasyonunda, hem de oyuncu anlamında eksikleri var. İlerleyen haftalarda mutlaka eksiklerini olumlu yöne çekip, takımın da zaman zaman oyun enerjisini daha yükseltmesi gerekir.
Sarı-lacivertliler, tam ideal kadrosuyla gitmediği Rizespor deplasmanında sezona 3 puanla alarak 'moral ve motivasyonla' lige başlangıç yapmış oldu.
"AYNI PENALTIYI FENERBAHÇE LEHİNE ÇALARSAN HELAL OLSUN"
Hakem Fenerbahçe lehine vermesi gereken birinci penaltıyı görmedi VAR'la verdi. İkinci penaltı pozisyonunu kendi verdi. Birinci pozisyon net penaltı. İkinci penaltı için şunu söylerim; aynı penaltıyı Fenerbahçe aleyhine çalarsan helal olsun. Çalamazsan yazıklar olsun.
Birinci penaltı pozisyonunda hakem, "Kol kapalı penaltı değil" işareti yaptı. Yani "Öyle gördüm" dedi. Ama umumi istek üzerine VAR'a gitti. Kolun kapalı olmadığını gördü ve penaltıyı verdi. Buraya kadar her şey tamam.
İkinci penaltı pozisyonunda Rizeli oyuncu kolunu açarak rakibini markaj mı yapmak istedi, yoksa koluyla rakibine vurdu mu? Fenerbahçeli oyuncu darbe aldı mı, kendini yere mi attı? Sen birinciyi yanlış gördün, penaltı vermedin VAR'a gittin doğruyu yaptın. İkincide de gidip seyretseydin bakalım ne olacaktı?
Bu sene maalesef bu tip olayları çok yaşayacağız. Nedenlerini zaten hepimiz biliyoruz!
GÜRCAN BİLGİÇ - İKİ KOMUTAN!
Sezon başı maçının bu tempoda ve mücadelede geçmesi beklenen bir şey değil. İki takım da çok iyi hazırlanıp, rakibi analiz edip, terini-nefesini sakınmadan oynadı. İlk maç zor olanı, bir de imkansızı geldi Fenerbahçe adına. Penaltı kaçırıp, skorda da geriye düştüler.
Motivasyon tepedeyken, "tamam" demişken, bir anda başa dönüyorsunuz. Öne geçecekken, yine rakibi kontrol edeceksiniz. Mükemmel bir oyun ve gol geldi Rizespor'dan. Fenerbahçe'nin geçen seneden beri zaafı var. Korner atarken, pozisyon yiyor.
Hemen tüm rakipler hızlı hücum için bu anı bekleyip, kendi setlerini kurup, hızlı oyuncularını da organize ettiler. Bir duran top hariç, organize olarak gelip tehlike yaratamadı Rize takımı. Ancak bu "tuzak" anlarında bilerek, çalışılmış atakları yaptılar.
Geçen seneden farklı dört oyuncu ile oyuna başlaması da enteresan Erol Bulut'un. Dört yeninin ikisi Fenerbahçe'nin eski oyuncusu (Caner–Gökhan), diğer ikisi geçen sezon kiraya verilenler. Önde baskı karakterini benimsemiş, ekibi organize etmek daha kolay olacaktı.
"TECRÜBE BÖYLE BİR ŞEY"
Geçen seneden farklı olacağı sinyalinde iki isim vardı; Gökhan ve Sosa. Biraz önce bahsettiğimiz "iniş –çıkışlar" etabında takımı toparlayıp, panik ikliminden çıkarıp, maça konsantre ettiler. "Yaş 35" diyorlar ama tecrübe de işte böyle bir şey.
Kazanarak başlamak, takım otobüsünde–uçakta yüzlerin gülmesi, bu dönemlerde önemli. Fenerbahçe adına baktığınızda iyi başlamak, devamın da iyi olacağının müjdesidir. Çünkü sabırsız taraftarın, kibirli yorumların sesini ancak kazanarak kısar, gönlü kırıkları yanınıza alarak mesafe alınır.
Frey ile başlamak da büyük cesaret aslında. Karşımızda bir futbol ustası yok, takımı kurtaracak kalite de yok ama organize bir grubun içinde yer alacak. Bu takımda taşların yeri daha çok değişecek.
EMRE BOL - KAZANMA ARZUSU
Erol Bulut'un yeni Fenerbahçe'sinde en çok dikkat çekici özellik hiç şüphesiz takımın 90 dakika vazgeçmeden mücadele etmesiydi. Aslında Erol hocanın oyuncu tercihleri beni şaşırttı. Özellikle Frey'le başlaması...