Spor yazarları Bursaspor - Fenerbahçe maçını yazdı
- Fenerbahçe Galerileri
- Yayın Tarihi: 22.01.2019 - 09:12
Erman Toroğlu: Kum torbası gibi dövdü!
Maç başladı Fenerbahçe bir tık daha farklı oynuyor eskiye göre… Daha iyi yardımlaşıyorlar, top gezdiriyorlar, rakibe pres yapıyorlar. Yani "Biz artık bir şeyler yapacağız" havasındalar. Nitekim müthiş bir gol atıyorlar Soldado'yla. Peki o topa kafayı sokacak bir defans oyuncusu yok mu? En direkt vuruşu veya direkt vuruşu kazandıracak... Neden sokamıyorlar?
Korkaklıktan. İkinci yarı başlıyor. Yusuf Erdoğan giriyor, bir değişiklik daha… Bursa dalga dalga geliyor. Bu sefer Fenerbahçe'nin yerinde yeller esiyor. Şöyle tarif edebiliriz; İki boksör mücadele ediyorlar. Boksörün biri rakibi köşeye sıkıştırmış, Kum torbasına vurur gibi vuruyor. İkinci yarıdaki kum torbası Fenerbahçe, vuran Bursaspor. Ve Bursa tempoyu gittikçe artırıyor. Yani televizyon başında seyrederken gol bağıra bağıra "Geliyorum" diyor. Nitekim geliyor. Hatta golün dakikası gecikiyor bile.
Şu çok net; Beraberlik golü daha erken gelse Bursaspor bu maçı döndürür. O gözüküyor. O zaman Fenerbahçe'deki sıkıntı ne? Öncelikle fizik olarak sıkıntı var. Bursaspor 90 dakika boyunca tempoyu yükselterek maça devam ederken Fenerbahçeli oyuncular yokuş aşağı tempoyu düşürerek devam ediyorlar. O zaman sıkıntı gözüküyor. Takımın içindeki oyuncuların kalitesi de belli. O zaman şu var; Kestirmeden söyleyelim… Yarın Fenerbahçe düşme hattından çıkmazsa eğer çok da sürpriz sayılmaz. Çünkü herkes diyordu ki Fenerbahçe ikinci yarıya iyi transferler yapacak girecek. Tamam Fenerbahçe transferler yaparak girecek de rakiplerinin eli armut mu topluyor.
İşte Çaykur Rizespor… "Şampiyon olur" denilen Kasımpaşa'yı İstanbul'da yendi. Aldığı 3 puan değil, bence 6 puandı. Yarın Ankaragücü de bir 'ihtilal' (!) yapıp toparlanırsa 5 maç sonra tehlike çanları çalmaya başlar. Ve bu öyle bir iştir ki, o psikoza girersen boş kale yerine topu taca atarsın, topu kurtarayım derken ayağının altından kaçar gol olur. Yani tabiri caizse muhallebi yerken dişini kırarsın. Bu işin şakaya gelir tarafı kalmadı artık. Dün maça çıkan kadroların yaş ortalamaları Bursaspor 27, Fenerbahçe 31… 4 yaş futbol için bayağı büyük bir rakamdır. Şu gözüküyor ki önümüzdeki 3-4 yılda bu yaşa 24'lere, 23'lere indirecek herhalde. Fenerbahçe ne yapar onu bilemeyiz.
DIAGNE'YE BAK SEN!
Bakınız... Dün Kasımpaşa-Rize maçını da izledim. Bir görüntü geldi ekrana... Ligin gol kralı Diagne taraftarlarla fotoğraf çektiriyor... Pişmiş kelle gibi de sırıtıyor. Bilmem kaç tane gol atmış! İyi güzel de bu Diagne, dört hafta önce maske taktı sarı kart gördü Geçen hafta rakibine tükürdü. Üç maçtan aşağı ceza almayacak. Ne oldu? Sen oynamadın, 3 puanın inanılmaz lazım olduğu maçta Rize geldi, Kasımpaşa'yı İstanbul'da yendi. Sen de gol kralısın (!) Bir çuval inciri berbat etmişsin. Gol kralı olsan ne olur? Sporcuyu alırken her şeyinle alacaksın. Futboluyla, adamlığıyla, karakteriyle…
Ahmet Çakar: Ofsayt yok gol var / Sabah
Fenerbahçe'de değişen hiçbir şey yok. Sadece Bursa gibi deplasmandan alınmış 1 puan var. Aslında oyuna baktığımızda Fenerbahçe o 1 puanı bile hak etmedi. 90 dakika yaptıkları tek olumlu şey kapanmak, koşmak ve tabii ki Soldado'nun attığı harika gol... Gerisi boş.
Bir organize atak, oyunun yönünü değiştirme, bilinçli oynama... Bunların hiçbirisi yok. Fenerbahçe U-21 takımını çıkartsak belki Bursaspor'a yenilirdi ama daha organize oynardı. İlk yarıda atılan gol dışında Bursa da Fenerbahçe de hiçbir şey yapmadı. İkinci yarıda gelen değişiklikler oyunu bir anda Bursaspor'un lehine değiştiriverdi. Solda Yusuf Erdoğan, sağda ise Lima birden Bursaspor'un ofansif gücünü artırıverdi. Çok gol kaçırdılar.
Özellikle sağdan soldan gelen ortalarda geleceğin iyi golcülerinden birisi olacak Umut Nayir biraz iyi vursa Bursaspor'un golü daha da erken gelebilirdi. Maç Fenerbahçe oynamasa da kazanacağı dakikaya gelmişti ki Bursa beraberliği yakaladı. Atılan bu gol, kurallar açısından çok tartışılır. Nitekim ben de yazımı pozisyonu tekrar tekrar izleyince değiştirmek zorunda kaldım.
Önce orta sahada Valbuena'ya faul yapıldı mı diye baktık ki VAR hakemi de Cüneyt Çakır'a "tekrar bak" dedi. Vuruş yapıldığında topun gittiği köşede bir Bursasporlu oyuncu ofsayt gibiydi ama ofsayt yok. Valbuena'ya yapılan hareket ise faul.
İlker Yağcıoğlu: Kötü futbol kötü sonuç / Takvim
Fenerbahçe ligde öyle bir konumda ki artık sadece kazanmak zorunda. Bu durum da ister istemez Fenerbahçe üzerinde büyük baskı oluşturuyor ve sahaya olumsuz yansıyor. Dün akşam da özellikle ikinci yarıda tamamen skoru koruma derdinde olan ve Fenerbahçe'nin genlerine uyuşmayan bir oyun izledik. Tamamen geriye çekilen ve rakip kaleye lütfen gitmeyi düşünen bir takım vardı sahada. Asıl önemli olan savunma yaparken rakibe pozisyon vermemektir. Fenerbahçe dün gece bunu başaramadı, rakibe 5 gol pozisyonu verdi.
SOLDADO HEP OYNAMALI
Ersun Yanal ikinci yarıda oyuna müdahele edemedi. Takımın bu geri çekilmesinden doğan panik havasını engelleyemedi. Fenerbahçe 90. dakikada adeta soğuk bir duş yaşadı. Hatta uzatma dakikalarında Fenerbahçe yenilgiden de kurtuldu diyebiliriz.
Şu çok açık görülüyor ki Soldado sağlam olduğu müddetçe bu takımın birinci santrforu olur. Öyle bir gol attı ki anlatmaya kelimeler yetmez. Attığı jeneriklik golün dışında oyun içinde de sürekli vardı. Ancak Fenerbahçe ligin ikinci yarısına da kötü başladı. Kazanması gereken maçı özellikle ikinci yarıdaki kötü futboluyla galip tamamlayamadı.
MAÇIN EN iYİSi SOLDADO
Süper bir gol attı. Çok iyi mücadele etti.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ AYEW
Hayalet gibiydi. Takıma hiçbir katkısı yoktu.
Emre Bol: Eyvah eyvah
Belki de sezonun en önemli maçlarından birisiydi. Hatta en önemlisi... Fenerbahçe eline kimi atsa kuruyor arkadaş! Mehmet Ekici sezonun en kötü pas istatistiğine imza atmıştır herhalde. Çok şey beklediğimiz oyuncunun sakatlanıp çıkması belki de hayrına oldu sarı-lacivertlilerin! Bursa'da Bursaspor'la oynamak öyle kolay değil.
.
Transfer tahtaları kapalı, gençlerle "yaşam mücadelesi" veriyorlar. Normal şartlar altında Fenerbahçe'nin alıp götüreceği maç, beceriksizse kurulmuş kadro yüzünden "zorlanarak berabere kalınmış" maç durumuna geldi! Özellikle ikinci yarı Fenerbahçe taraftarının aklı gitti aklı! Zira inanılmaz bir istatistik var. Bursaspor lehine tabii... Fikstüre bakıyorum; Fenerbahçe'nin kazanabileceği maç sayısı öyle az ki! Eyvah eyvah diyorum!
Eyvah ki ne eyvah! 3. bölgede, yüksek presle oynayabilmek öyle kolay bir iş değil. Ersun Yanal hocanın istediği oyunu oynayabilecek bir takım değil bu takım, istediği kadro değil bu oyuncular. Yapılacak tek bir şey var; o da kesinlikle ve kesinlike transfer yapmak. Zira yönetimin takımı kurtarmak için başka çaresi yok. Gelecek isimler de şampiyonluk için değil, düşmemek için yapılacak transfer olacaklar. Ne yazık!
Ömer Üründül: Valbuena ile başlamalıydı / Sabah
Fenerbahçe Bursa'nın hızlı başlangıcını kısa sürede bitirip etkili takım presiyle ilk yarıyı domine etti. Bursaspor koşan, hırslı bir takım ama kadro kapasiteleri sınırlı... Bilhassa ilk yarıdaki ileri üçlünün genel yapıları üretkenlik için yeterli değildi. Fenerbahçe bu sezon ilk defa rakibinin ofansif gücünü en aza indirdiği gibi savunma güvencesini de arızaya uğrattı.
Soldado'nun jeneriklik golüyle skor avantajı da sağlayınca moral açısından da güçlendiler ve devreyi istedikleri gibi bitirdiler ama ikinci yarıda her şey terse döndü. Samet Aybaba iki tane değişiklik yaptı. Lima ve Yusuf Erdoğan'la gerçek kanat adamlarını oyuna aldı. Fenerbahçe'nin ilk yarıdaki alışılmamış yüksek temposu ve presi ortadan kalkınca maç adeta tek kaleye döndü. Bursaspor, hızlı ve etkili oynadığı bu yarıda Fenerbahçe'yi çok zorladı.
3 tane de Umut Nayir'le kafa vuruşundan inanılmaz fırsatları değerlendiremedi. Ersun Yanal'ın yaptığı değişiklikler de Fenerbahçe'de oyunu değiştirmek için katkı sağlayamadı. Bursaspor bu müthiş mücadelesinin ödülü son dakikada Aytaç'ın golüyle aldı. Zaten iki devreyi ayrı ayrı incelediğimizde de maçın hakkı beraberlikti.
Fenerbahçe'de gördüğüm sıkıntılar şunlar: İlk yarıdaki çok etkili, rakibi oynatmayan futbolda organizasyon eksik kaldı. İkincisi; yoğun baskı altında kaldıkları ikinci yarıda topa sahip olup, rakibin hızlı ve atak futbolunu kısıtlayamadı. Bu arada ciddi maç eksiği olan kaleci Volkan'ın da hataları gündeme geldi. Birisinde kaleyi boşalttı, rakip atamadı, ikincisinde de arkadaşının müdahale alanındaki topa çıktı.
Onu da yine Umut değerlendiremedi. Bana göre; Ersun Yanal Fenerbahçe'nin ilk yarıda bu kadar etkili oynayacağını tahmin ediyordu. Bu oyunda Ayew yerine Valbuena ile başlayıp ikinci yarıda Ayew'i alabilirdi. İlk yarıda yorulan takım yüzünden Valbuena'nın önemli özelliklerinden faydalanamadılar.
Oktay Derelioğlu: İki farklı Fenerbahçe / Takvim
Sezonun ilk yarısını hayal kırıklığı ile tamamlayan Fenerbahçe için Bursa maçından çıkacak sonuç ligin kalanı için büyük önem taşıyordu. Bursa maça taraftarının desteği ile iyi başlasa da Fenerbahçe 10. dakikadan itibaren oyunun kontrolünü eline aldı.
Özellikle sağ kanattan etkili ataklar geliştiren Fener, bu bölgeden gelen ortada Soldado'nun harika golüyle öne geçti. Sarı-Lacivertliler, Bursaspor'un kötü oynadığı ilk yarıda farkı açıp rahatlayabilirdi. Bursaspor'un hocası Samet Aybaba takımının ilk yarıdaki kötü görüntüsünü fark edip ikinci yarıya iki değişiklikle başladı ve bu hamleler maçın kaderini değiştirdi.
GOL GELİYORUM DEDİ
İkinci yarıda Bursa taraftarının desteği ile baskısını artırırken Fenerbahçe de oyunu sahasında kabul etti ve rakibinin ataklarına davetiye çıkardı. Ersun Yanal da oyuna gerekli hamleleri yapamayınca Bursaspor'un baskısı daha da arttı ve eşitlik golü 90'da geldi. Dün ilk yarıdaki oyunla "Fenerbahçe toparlanıyor" desek de Kanarya, 2. yarıda yine sezonun ilk yarısında kötü görüntüsüne döndü ve Bursa'da kritik iki puan bıraktı.
MAÇIN EN İYİSİ AYTAÇ
Maçı bırakmadı. Beraberlik golünü attı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ SAIVET
Bursa'nın orta sahası yokları oynadı.