Erol Bulut'tan çarpıcı açıklamalar! Fenerbahçe...
- Fenerbahçe Galerileri
- Yayın Tarihi: 01.06.2020 - 17:12
Erol Bulut, futbol sevdası yüzünden 37 yaşına kadar yeşil sahalardan kopamadı. Türkiye'de Fenerbahçe, Yunanistan'da da Olympiakos'ta şampiyonluklar yaşadı. Bu iki ülkenin yanı sıra Almanya ve Ukrayna liglerinde de top koşturdu.
Futbola olan aşkını teknik direktör olarak sürdürürken önce Yeni Malatyaspor, şimdi de Alanyaspor'daki başarısıyla dikkatleri üzerinde topluyor.
Fenerbahçe'nin gündeminde olan Erol Bulut, TFF'nin Tam Saha dergisine röportaj verdi ve birçok konuya açıklık getirdi.
İşte o açıklamalar...
Sizdeki yeteneği ilk kim keşfetti ve sizi bir kulübün kapısından içeri soktu?
Babam… Söylediğim gibi evin önünde her gün futbol oynuyorduk. Babam da futbola çok düşkündü. Beni 5 yaşında yeşil sahalara götürdü. Hiç kimse 5 yaşında bir çocuk için, "Bundan futbolcu olacak" diyemez. Babam tamamen futbolu sevdiğinden dolayı beni bir futbol takımına yazdırdı. Böylece futbola başlamış oldum.
Tek düşüncem profesyonellikti
Sizinle birlikte futbola başlayan birçok arkadaşınız futbolcu olamadı ama siz bunu başardınız ve bugün de yolunuza başarılı bir teknik adam olarak devam ediyorsunuz. Siz o arkadaşlarınıza göre neleri farklı yaptınız da yeşil sahaların içerisinde her dönem başarılı olarak kalabildiniz?
Şöyle söyleyeyim; futbola başladığım arkadaşlarımla bir seviyeye kadar birlikte geldik. Eyalet karma takımlarına katıldık. O arkadaşlarım arasında benden biraz daha erken millî takıma seçilenler oldu. Benden önde olanlar da vardı genç yaşlarda. Ama 16 yaşına geldiğimizde ben bir adım öne geçtim.
17 yaşımda Eintracht Frankfurt'ta profesyonel oldum. Benim tek düşüncem vardı; profesyonel olabilmek için yaşıyordum. Hem futbolu hem okulumu aynı anda ilerletmeye çalışıyordum. Tabiî ki kolay olmuyordu. Çünkü derslerimi bazen otobüste, bazen arabada, maçlara giderken, idmanlara giderken çalışmak zorunda kalıyordum.
Ama bir seviyeye geldikten sonra üniversite ile futbol arasında bir tercih yapacaksınız. Ben tercihimi futboldan yana kullandım. Bugünkü duruma baktığımda doğru kararı verdiğimi düşünüyorum.
Allegri, Conte ve Klopp
Teknik adamlık döneminde kendinize örnek aldığınız isim ya da isimler kimler?
Örnek aldığım değil de beğendiğim, takip ettiğim isimler oldu. Bunların başında Juventus'un eski hocası Massimiliano Allegri geliyor. Kendisini çok beğeniyorum. Ayrıca Antonio Conte'yi çok beğeniyorum. Jürgen Klopp çok değerli bir teknik adam. Bu isimleri takip ediyorum. Oynattıkları futbol çok hoşuma gidiyor.
Futbola nokta koyduktan sonra teknik adamlık konusunda nasıl karar aldınız? Yeşil sahalarda yeniden olma, meydan okuma dürtüsü mü futbolu bırakan futbolcuları harekete geçiriyor?
Teknik direktörlüğe geçiş yapma konusu her zaman aklımda vardı. 2009 yılında UEFA A lisansımı elde ettim. Futbol oynadığım dönemde o imkânım vardı. Hazırlığımı zaten 2009 yılından itibaren yavaş yavaş yapmaya başlamıştım. 2012 yılında futbolu noktaladım ve Özcan Kızıltan ile birlikte Kartalspor'da yardımcı antrenör olarak başladım. Oradan Yeni Malatyaspor'a gittim. Orada 3-4 ay çalıştığım güzel bir dönem oldu.
Süper Lig'de Elazığspor'da yardımcı antrenör olarak çalıştım. Olympiakos'taki eski teknik direktörüm Trond Sollied hoca olmuştu. Onun yanına yardımcı olarak gittim. Ondan sonrasını biliyorsunuz. Abdullah Avcı ile birlikte Başakşehir'de yardımcılık yaptım 3 sene. Ama benim zaten kafamda teknik direktör olma isteği vardı.
Yardımcılıkta hedefim 5 sene kalmaktı. Sonra teknik direktör olmak istiyordum. Tam tesadüf, 5 yılımı doldurup Yeni Malatyaspor'a teknik direktör oldum. Orada da Allah'a şükürler olsun ilk yılımız başarılı; ikinci yılımız daha da başarılı geçti. Yeni Malatyaspor'u Avrupa kupalarına taşıma fırsatı buldum.
Abdullah Hoca'ya müteşekkirim
Yardımcı hoca olarak uzun bir süre (148 maç) Başakşehir'de çalıştınız ve Abdullah Avcı ile beraber çok önemli başarılara imza attınız. 2014'ten 2017'ye kadar geçen Başakşehir serüveninde neler öğrendiniz, neler yaşadınız?
Ben her zaman söylüyorum… Futbolda elde ettiğim deneyimler sırasında çalıştığım teknik direktörlerden her zaman bir şeyler kaptım. Kendi sisteminizi yavaş yavaş kafanızda kurmaya çalışıyorsunuz. Başakşehir'de de Abdullah Hoca ile başladığımızda kendisinin vizyonunu gördüm ve kendi vizyonumu da ona anlattım. Böyle bir başlangıç yaptım.
Abdullah Hocaya her zaman teşekkür ediyorum. Bana güvenip, takımın antrenmanını bana uygulattığı bir dönem oldu. Ben kendimi o üç senede gerçekten çok iyi geliştirdim. Nitekim bugünkü durumlara geldik.
Abdullah Avcı'nın yardımcılığını yapanlardan Okan Buruk, Tayfun Korkut ve siz hep iyi noktalara geldiniz. Bu işin sırrı nedir?
Bu işin sırrı kendinize koyduğunuz bir hedef ve vizyon… Yardımcı olarak çalışırken bu vizyonunuz daha da gelişiyor. Ondan sonra kendi takımınızı devraldığınızda o vizyonunuzu kendi oyuncularınıza en doğru şekilde aktarmanız…
Ben elimden geldiği kadarıyla beynimdeki düşüncelerimi, vizyonumu oyuncularıma aktarmaya çalışıyorum. Bunu da ekibimle birlikte iyi yaptığımızı düşünüyorum. Futbolcu da çok önemli. Futbolcu bunu çabuk algıladığı zaman sahada uyguladığında ortaya güzel bir fotoğraf çıkıyor.
Ligimizden takımınızda görmek istediğiniz üç oyuncunun ismini istesek...
Mevkiye göre değişebilir (gülüyor)… Çok oyuncu var beğendiğim. İsim söylemeyeyim ben…
Bir teknik adam olarak ideal oyun sisteminiz nedir? Takımınızın en üst seviyede nasıl bir oyun oynamasını hayal ediyorsunuz?
Bizim oynadığımız sistem 4-2-3-1 sistemi… Ama zaman zaman bu 4-3-3 oluyor. Rakibe yönelik olabiliyor. Bazen beşliye dönebiliyoruz. Bu sistemleri ben denedim ve çalıştım. Ama en doğru oynadığımız sistem 4-2-3-1…
Bu sezon başında yolunuz Alanyaspor ile kesişti. Liglere ara verilene kadar 26 maçta 12 galibiyet, 7 beraberlikle 43 puan topladınız ve 6. sıradasınız. Tüm dikkatleri üzerinize çektiniz. Öncelikle bu tablo hakkında yorumunuz nedir?
Malatyaspor'dan ayrıldığımda birkaç teklif vardı. Bunlardan birisi Alanyaspor'du. Alanyaspor'u seçmemin nedeni en azından bir iskelet takım vardı. "O iskelet takımın üzerine birkaç transfer yapabilirsem iyi bir yerlere getirebilirim" diye düşünüyordum. Başkanımız Hasan Çavuşoğlu'na, yöneticilere çok teşekkür ediyorum. İstediğimiz transferleri en kısa sürede takıma kattılar.
O bizim çok büyük avantajımız oldu. Futbolcuların erken gelmesi ve takıma erken uyum sağlamaları bize ligde güzel bir başlangıç yaşattı. İlk yarıya baktığımızda zaten 10 hafta lider olarak götürdük. Sonra düşüşümüz nasıl oldu? Gol yollarında yakaladığımız pozisyonları iyi değerlendiremedik. Kazanmamız gereken maçları berabere tamamladık. Veya penaltıdan kaybettiğimiz maçlar oldu.
Şu an baktığımızda rahatlıkla lider de olabilirdik. Ama futbol bu. Atamadığınız zaman ilk sırada olamıyorsunuz. Şu an 6. sıradayız ve kupada yarı final ilk maçını kazandık. İnşallah final olur ve kupa olur. Şu an iyi bir gidişatımız var.
Kupayı istiyoruz
Covid-19 sebebiyle liglere verilen aradan sonra önünüzde 8 maç var. Zirvenin 10 puan gerisindesiniz. Sizce dönünce neler olur ve sezon sonu için hedefiniz nedir?
Bu hastalık bütün dünyayı büyük sıkıntıya soktu. Herkes nasibini aldı Covid-19'dan. Ara verildi mecburen. İlk hazırlık dönemi gibi bir dönem yaşıyoruz. Futbolcular sıfırdan başladılar. Biz antrenmanlarımıza gruplar şeklinde 4 Mayıs'ta başladık. Üç grup şeklinde idman yaptık. Şu an tam takım halinde çalışıyoruz. Zaten ligler de 12 Haziran'da başlıyor. İyi bir durumda olacağımızı düşünüyorum. Takım çok iyi çalışıyor. Oyuncularım çok konsantre olmuş durumda. Ne istediğimizi biliyoruz.
Bizim istediğimiz; ben olayım, futbolcular olsun, kulüp olsun; kupada final oynayalım ve kupayı Alanya'ya getirelim… Bu demek değil ki ligde son 8 maçı bırakacağız… Son 8 maçta en iyisini yapıp bulunduğumuz yerde veya yukarıda bitirmek istiyoruz. Çünkü bazı takımlar bence iyi başlangıç yapamayacak. Belki liderlik değişecek, sıralama değişecek. Biz elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız.
Fenerbahçe'nin gündeminde... "Benim de hedeflerim var"
İsminiz zaman zaman büyük takımlarla anılıyor. 45 yaşında, genç bir teknik adamsınız. Yabancı dillere hâkimsiniz. Yurt dışında birçok yerde yaşadınız. Futbol dilini iyi biliyor ve gayet de başarılı gidiyorsunuz. Tüm bunların ışığında kendinize nasıl bir kariyer planı yaptınız?
Daha önce bir sorunuza cevap verirken kendimi zaten 2009'da hazırlamaya başladığımı söylemiştim. Hedef zaten teknik direktörlüktü. Ben kendimi anlatayım; yeşil sahalardan ayrılmak istemeyen bir karakterim. Zaten 37 yaşında futbolu bıraktım. Yeşil sahalardan hiçbir zaman uzak kalmak istemiyordum. Bu yüzden teknik direktörlük koltuğunu seçtim. Futbolcunun nasıl bir hedefi varsa, teknik direktörün de var.
Benim hedefim en üst seviyede hocalık yapabilmek, kupalar kazanabilmek… Bunun için elimden geleni yapmaya çalışıyorum ekibimle birlikte. Bugüne kadar iyi gittiğini düşünüyorum. Evet, yurt içi olsun, yurt dışı olsun teklifler var. Sezon sonunda Alanyaspor ile sözleşmem sona erecek. Gelecek teklifleri kulübümden olsun, diğer takımlardan olsun, en iyi şekilde değerlendireceğimi düşünüyorum.