Spor yazarları Konyaspor - Beşiktaş maçını yazdı
- Beşiktaş Galerileri
- Yayın tarihi: 08.10.2018 09:32
- Güncelleme tarihi: 08.10.2018 09:36
Ertem Şener: Ressam Bob değilim (Fotomaç)
41 derece ateşler içinde, boğazları şişmiş, gözleri kanlanmış, yataktan çıkamayan, bir battaniye değil on yorganla yatan bir hasta gibi Beşiktaş. Şenol Güneş hoca artık farklı bir reçete hazırlamalı takımına.
Yoksa ameliyat başlar! Yoğun bakıma alırlar siyah beyaz ne varsa.
Beşiktaş'ı çözdüler. Bütün lig çözdü.
Avrupa da çözdü. Anadolu da çözdü.
Konsantrasyon sıfır. Motivasyon sıfır. İnanç sıfır. Vida geçen sezon, hiç mi ders çıkarmamış Bayern Münih deplasmanında gördüğü kırmızı karttan? Onun yüzünden yerle bir olmadı mı takım? Konya'da da daha ikinci dakikada kart ve sonrasında ceza sahası içinde voleybol oynar gibi kalkan el! Dünya kupası finali oynamış bir takımın oyuncusu bunu yaparsa, alttan gelen Alpay'lar, Fatih'ler ne yapar?
Yaparlarsa da kim ne diyebilir?
Ya Ljajic? Biri Ljajic'e U21 takımındaki Oğuzhan'ı göstersin.
U21! Oğuzhan Aydoğan! 10 numara oynuyor ve santrafor olmamasına rağmen, gol krallığına koşuyor. 7 maçta 5 golü var U21'de. Ljajic ile aynı mevkide oynuyor!
Takım birbirinden çok uzak saha içinde. Yaş ortalaması, Avrupa liglerini bile geride bırakacak neredeyse! Dede gibi bir takım Beşiktaş. Böylesine yaşlı bir takımın, bu kadar kopuk olur mu defans ile hücum hattı arası? Aynı şekilde yaş ortalaması yüksek olan Başakşehir'i hiç mi izlemiyor siyah-beyazlı teknik heyet? Avcı hoca bulmuş yöntemi; kısa paslar, birbirine yakın oynayan futbolcular, sahanın boyunu kısaltan bir anlayış.
Bu yazı 60.dakikaya kadar böyle yazıldı. Bu düşüncelerle kaleme döküldü. Son 30 dakikada olanlar, yaşananlar, siyah-beyazlı takımın çabası, yukarıda yazılan hiç bir kelimeyi bana sildiremedi!
Skor yazarı değilim.
'Ressam Bob' hiç değilim. Bana ayrılan köşemde, 'şuraya hiç bir hevesi kalmayan birilerini çizdim!' Hiç bir zaman göz boyamadım;
Şenol Güneş'in eskiyen fırçası ve kullandığı boyalar değil, yaptığı resim çok kötü.
Turgay Demir: VAR yok, Allah var
Sevgili Rıza hocanın çalıştırdığı Anadolu takımlarını on bire on bir bile yenmek bile zordur... Kaldı ki Beşiktaş 10 kişi kaldığı anda golü de yemiş oldu.
Bu dakikadan sonra uyuyan Love'ı uyandıracak, sıradanlaşan Adem'i sıra dışı yapacak deyim yerindeyse tüm takımı kamçılayacak radikal değişiklikler yapmak gerekirdi.
Şenol hoca en basitini tercih edip Medel'i stopere çekti.
İkinci yarı başında da sarı kartı olan Quaresma'yı çıkarıp Lens'i sahaya sürdü. Bunlar beklenen, deyim yerindeyse "sıradan" hamlelerdi...
Gecenin sıra dışı olanı ise eyyamcı Ümit Öztürk'tü...
İkinci verdiği penaltı tam anlamıyla uydurmaydı. Defalarca izleyip Konyalı oyuncunun kendisini nasıl yere bıraktığını çözemeyen bir kişinin Süper Lig'de hakemlik yapıyor olması gerçekten acınası bir durum.
Beşiktaş çok çalışmalı, her oyuncu iki kişilik oynamalıydı. Bir şeyler olacaksa ancak öyle olacaktı..
Lens Beşiktaş'taki en iyi futbolunu oynarken, Love'ı da şahlandırdı. Önce Love maziyi hatırlayıp sahne aldı ve tabelayı eşitledi.
Ardından Lens "Bu gecenin sıra dışı adamı benim" deri gibi attı golü...
Ve en kritik hamleyi ise çizgiden topu çıkaran Gökhan Gönül yaptı...
Uzatma da gole yemeseler destansı bir galibiyet olacaktı. Olsun...
Bir haftada üç maç yap ve 10 kişi kalmana rağmen pes etme... Harikasınız çocuklar.
Uzun sözün kısası; VAR yoksa da Allah var ve kesinlikle zalimden değil mazlumdan yana.
Uydurma penaltı tribüne gitti ve Beşiktaş Ümit Öztürk'ün tüm eyyamlarına rağmen teslim olmadı. Bu bir puan belki de Kara Kartal'ı.
Sinan Vardar: Adam mı öldü Ümit! (Fotomaç)
Öncelikle maçın hakeminden bahsetmek istiyorum. Ümit Öztürk ilk yarıda 6, ikinci devreye de 7 dakika uzatma verdi.
Ya Ümit kardeşim; tamam anladık da adam mı öldü; bu kadar uzatma veriyorsun. Olan Beşiktaş'ın 2 puanına oldu.
Maça gelince... Futbol kalitesi vasatın altındaydı. Beşiktaş dün iyi gününde değildi ve 70 dakikada sahada yürüdü. Vida'nın kale çizgisinden topu elle çelmesi, Medel'in rakibine ceza sahası içinde yaptığı hareket tam bir amatörlüktü.
Vida dün Beşiktaş'ı çok zor duruma sokarken, hakemlerin Muslera'nın rakibini yere devirmesini görmeyip Medel'i görmesi gerçekten çok garip.
Bizim bilmediğimiz bir şeyler mi VAR yoksa? Beşiktaş dün galibiyeti son anda kaçırırken kalecisi Karius, takımını ayakta tutan isimlerin başında geldi.
Siyah-beyazlıların 70 dakika oyunla ilgisi yoktu. Q7'nin kırmızı görmek için çabalamasını garipsedim. Her şey kötü giderken 10 kişilik Beşiktaş; Lens ve Oğuzhan'ın baş kaldırmasıyla ayağa kalkması önemliydi.
Güneş yaptığı nokta değişikliklerle maça damga vuran isim oldu.
Lens ve Oğuzhan'la birlikte Babel ve Love'ın da coşkulu futbolu gelecek haftalar için ümit verdi.
Ancak hakemi bir yana bırakalım, Beşiktaşlı futbolcuların Konya'nın ikinci golündeki kademe hatası bu kadar tecrübeli futbolcu kadrosuna yakışmadı.
Konya iyi bir takım. Burası en zor deplasmanlardan. Beşiktaş 10 kişiyle 3 puanı alıp gidecekken hakemin gereksiz uzatmasıyla 1 puana razı oldu. Ancak Beşiktaş Malmö'deki 90, Konya'daki 70 dakika kötü futbolu mercek altına almalı.
Gerçek şu; bu gemi böyle yüzmez!
Metin Tekin: Geriye yaslanmak niye? (Sabah)
Malmö mağlubiyeti sonrası, Konya deplasmanı Beşiktaş'ın kendini anlatması ve ligdeki konumunu belirlemesi açısından önemliydi. Beşiktaş'ın oyun başlangıcına baktığımız zaman bana göre en ideali, Atiba ve Medel'den birini kenarda tutup Oğuzhan ile maça başlamaktı. Oğuzhan ile Ljajic'i birlikte kullanmak, Beşiktaş'ı şampiyonluk dönemlerindeki etkili ve üretken oyununa döndürebileceğini düşünüyorum.
İlk yarıdaki oyunun ardından neden Pepe ile uzun top kullanımına dönüldüğünü anlamak zor. Beşiktaş'ın ilk yarıdaki yanlışıydı bence. Çünkü oyunun geniş alanlarda ve mücadele gücü üzerine oynanması Konyaspor'un isteğiydi. 28. dakikada Vida atılıp 10 kişi kalmasına rağmen Beşiktaş iyi mücadele etti. Maçın son bölümüne girilirken de becerive oyuncu kalitesiyle oyunu 2-1 e getirdi... Özellikle Lens ve Gökhan Gönül'ün sergilediği performans Beşiktaş'ın maça tutunup, öne geçmesinde etkili oldu. Ama kalan bölüm 10 kişi olan Beşiktaş'ın oyunu bitirmesine yetmedi ve golü yedi.
Tam da oyun elinizdeyken Love çıktı, Roco girdi. Bu da geriye yaslanıyorsun demek. Böyle bir klişeyi yapmak zorunda mıydınız?
Günün sonunda 28. dakikada 10 kişi kaldım, 1-0 mağluptum, sonunda berabere bitirdim karlıyım diyebilirler ama maçı 2-1 getirdikten sonra buna tamamdır demek Beşiktaş için kolay değil.
Erman Toroğlu: Günün adamı Çalımbay
Dünün adamı Fatih Terim'di… Bugünün adamı Rıza Çalımbay… Birisi artı, birisi eksi yöndü. Konya-Beşiktaş maç 2-2'yse Rıza Çalımbay'ın eseridir. Takım dışarıdan böyle idare edilmez! Sahanın en iyi oynayan adamı, Konyaspor'u yönlendiren adamı ilk değişiklik olarak dışarı alıyorsun. Şenol Güneş'e sorsan "Hangisini alayım?" diye "Milosevic'i al" derdi.
Şenol Güneş de akıllılık yaptı Quaresma atılacaktı onu aldı. Aslında atılabilirdi de... Bakınız Çalımbay o değişikliği yaptı, Güneş hamlelerini yaptı iş ne hale geldi! Rıza Çalımbay'ın yaptığı iş olacak değil. Rakip 10 kişi oynuyor. Tamam Rıza hoca takımı koşturuyor ama başka şeyler de lazım. Dün aldığı maçı verdi..