Spor yazarları Kasımpaşa - Beşiktaş maçını değerlendirdi
- Beşiktaş Galerileri
- Yayın Tarihi: 23.12.2018 - 11:23
- Güncelleme Tarihi: 23.12.2018 - 11:39
Turgay Demir: Batan Güneş!
Şenol hocanın planı, Sadiku'nun kanadını Dorukhan ve Adriano ile kapatmaktı bu plan daha birinci dakikada sayılmayan gol sevincine kurban gitti! Dorukhan sakatlanıp çıktı ve Sadiku o kanadı koridora çevirdi, zaten bir süre sonra da Adriano çıkmak zorunda kaldı.
Beşiktaş rakip kaleye gidip pozisyon bulsa bile o pozisyonları gole çevirebilecek beceriye sahip değildi.
Kasımpaşa 2 farklı üstünlüğü sağladıktan sonra geriye yaslanınca Beşiktaş iyi oynar gibi göründü. Bu bölümde bir gol atan Kartal bir de Babel'le net pozisyonu harcadı.
Sahadaki görüntü öylesine garipti ki, Kasımpaşa ceza alanı önünde iki kez Necip, bir kez de genç Fatih şut pozisyonu yakaladı. Doğru bir planlamada bu pozisyonlarda, orada olması gereken kişi Adem Ljajic'ti... Ancak Adem kenarlarda dolaşırken Necip, 8, 9, 10 numara gibi oynamaya çalıştı.
Şimdi asıl soru şu sezon başından beri başta Tolgay-Oğuzhan ikilisi olmak üzere inanılmaz fantastik denemeler yapan, kah Ljajic'i sol kanada koyan, kah Medel'i stopere çeken, kah orijinal sağbekleri yedek oturtup Necip'ten sağ bek yapan Şenol hoca bu ağır skordan sonra ne yapacak.
Ben Beşiktaş'ın teknik direktörlerini eleştirmeden önce çok ama çok sabrederim. Şenol hocayı da neredeyse üç sezon pek eleştirmedim. Ancak bu sezon başından aklı Milli Takım'da olan Güneş'i çok eleştirdim. Artık devre arası Beşiktaş bir karar vermeli ve bence Şenol hoca da bir karar vermeli. Ya hem ruhu ve bedeniyle kalmalı, ya da gitmeli...
Bana sorarsanız, gün bitti, Güneş batıyor!.
Sinan Vardar: Yazıklar olsun
İki usta teknik adam;
Şenol Güneş ve Mustafa Denizli'nin mücadelesini bileğinin hakkıyla kazanan Kasımpaşa oldu.
İlk yarı 5-0 olurdu ama Kasımpaşa biraz beceriksizlik biraz da Karius'un kritik kurtarışlarıyla 2'de kaldı.
Beşiktaş'ın en çok koşan genç yıldızı Dorukhan'ın sakatlanması büyük şanssızlıktı.
Zaten o da maçın hemen başında çıkınca takımda koşan oyuncu da kalmadı. Umarım Dorukhan'ın önemli bir şeyi yoktur.
İkinci devrede de değişen bir şey yoktu.
Lafı uzatmaya gerek yok; Beşiktaş dün 4-1 yenildi ama inanın bu rezil futbolla bu farklı skora şükretmek gerekir.
Beşiktaş tel tel dökülürken Kasımpaşa başta Veysel Sarı, Pavelka, Sadiku, Diagne, Trezeguet gibi usta ayaklarıyla, harika futboluyla göz kamaştırdı.
Sahada beni gururlandıran; iki kaptan Necip Uysal ve Veysel Sarı da çok büyük emeğim olmasıydı.
BEFAM'dayken o kadar ısrar etmemize rağmen Veysel'i transfer etmeye ikna edememiştik.
Bugün Veysel olsa milyon dolarların bir kısmı Beşiktaş'ın kasasında kalırdı.
Beşiktaş'ın rezil futbolunu yazacak kelime bulamıyorum.
Bir takımın futbol yapılanmaması ve projesinin olmaması ne kadar acı!
Kasımpaşa'nın sahibi Turgay Ciner'in, transferleri futbol adamlarına yaptırdığını biliyorum.
Eski hocaları Kemal Özdeş ve izleme ekibi sezon başında kulübün mütevazı bütçesine göre harika transferler yapmış.
Beşiktaş'ta transfer yapanlar futboldan anlamadıkları gibi yandaş menajerlerle yanlış transferlere imza atarak güzelim takımı bu hale getirdiler.
Beşiktaş'ı berbat yönetenler; hepinize yazıklar olsun...
Eserinizle gurur duyun!
Murat Özbostan: Görünen köy kılavuz istemez
Beşiktaş haftalardır çok kötü zaten… Yeni bir şey yok! Geçen hafta Trabzonspor karşısında taraftarın gazıyla hiç olmazsa 1 puanı kurtarmışlardı. Beşiktaş bu maçta 6-7 tane gol yemediğine dua etsin. Bir kere Beşiktaş'ın maçla alakası yoktu. Hocasından, futbolcusuna kadar.. Ne konsantrasyon ne de ciddiyet!.
Kasımpaşa ile aynı puandasınız, kazansanız bu 6 puan demek. Sizin bu laubaliliğinize taraftar bile anlam veremiyor.. Sanki geçen hafta Şampiyonlar Ligi'ni kazanmış da angarya maç oynar gibi sahadalar. Futbolcular, hoca, hepsi dahil... Şenol hoca, orta sahada Medel, Atiba, Dorukhan'la maça başlıyor..
Quaresma kulübede.. Bir hafta solda bir hafta ileride oynayan Mustafa!..
Takım savunması zaten hak getire..
Love gemileri yakmış, kadroya alınmamış..
Larin'den ümit kesilmiş..
Oğuzhan unutulmuş.. Tolgay kadro dışı.. Beşiktaş'ın fabrika ayarları baştan aşağı bozuk.. Kasımpaşa'dan gol yiyinceye kadar hasbelkader top oynayan tek oyuncu biraz Lens'ti, düşünün artık..
Avrupa'dan elenmişsin, ligde işler sarpa sarıyor, kupa zaten yok.. Mesala Galatasaray'da Fatih Terim'i anlayabiliriz, oynatacak adamı zor buluyordu. Cezalı, sakat derken..
Şenol hocanın mazereti ne olabilir..
Beşiktaş bu kadrosuyla, üstelik dün puan kaybeden Başakşehir'den 9 puan fark yiyorsa bu büyük bir başarısızlıktır.
Yönetim de teknik kadro da sorumludur.
Son olarak günün kazananı Mustafa Denizli ve tartışmasız en iyi hücum takımı olan Kasımpaşa'yı kutlarım. Harika bir takımlar.. Herkes birbiriyle uyumlu..
Beşiktaş o kadar çok top kaybetti ki hepsini fırsata çevirdiler.
Fatih Doğan: Trezeguet etkisi
Mahmoud Ahmet İbrahim Hassan 7 numaralı formasıyla karşımızda... Nam-ı diğer Trezeguet.. Günlerdir kamuoyunu "Kasımpaşa en büyük silahını Beşiktaş maçı öncesi başka takımlarla görüşme yaptığı için kadro dışı bıraktı" tartışmaları meşgul etti. Özrün mahiyetini kestiremiyorum ama gördüğüm kadarıyla sahanın en iyisiydi.
Özellikle Kasımpaşa'nın 2-0 önde kapattığı ilk yarıda Beşiktaş orta sahasını dağıttı, oyun aklı ve çapraz koşularla savunma kademesini perişan etti. Şut ve ortalarıyla takımını rahatlattı. Eğer yaptığı bir özürse etkili yaptı. Takımının yükünü sırtladı.
Buna karşın Beşiktaş orta sahası top yapmakta zorlandı. Güneş, Necip'i stopere çekip Atiba-Medel-Dorukhan'la orta sahayı kalabalık tutarak başlamayı tercih etti. Aşırı defansif tercihin doğru mu, yanlış mı olduğunu görmeden 1. dakikada Çakır'ın VAR'a bakıp Beşiktaş'ın golünü iptal etmesi bir tarafa, sevinirken Dorukhan'ın sakatlanıp oyundan çıkması 2. bir darbe oldu ve planlar değişti. Orta sahada Atiba ve Medel ikilisi, defansta Necip beklenen konsantrasyon ve dinamizmden çok uzaktı. Güneş defansta joker oyuncularının yerini değiştirdikçe kademeler karışıyor ve sahada birbirini tamamlayan değil, birbirine pozisyon anlatan görüntüler izlemeye başladık.
Ne kadar trajikomik bir durum...
Babel'in 70'de maç 2-1'ken Ramazan'la karşıya kaldığı pozisyonda topu dışarı atması, Beşiktaş'ın kırılma anıydı. Zaten sıradan, ruhsuz ve dağınık oynayan Beşiktaş bundan sonra iyice kırıldı. Trezeguet, Diagne, Pavelka başta olmak üzere daha akıllı oynayan Kasımpaşa haklı bir farka gitti.
Beşiktaş giderek ruhunu ve üstünlük duygusunu kaybediyor.
Devre arasında Dorukhan gibi hırs ve ruh katacak oyuncular takviye edilmez, motivasyonunu kaybetmiş oyuncular gönderilmezse Beşiktaş iyice sıradanlaşır. Sıradanlaşan takım da şampiyon olamaz..
Erman Toroğlu: Havası kaçmış gazoz
İki senedir "Başkan, Şenol Güneş ve Yönetim" şeytan üçgeni rahatsızlığı sonunda Beşiktaş takımının lastiğini patlattı. Bundan sonra Beşiktaş'ta dikiş tutar mı, kesinlikle hayır..
İkinciliğe oynayacaklar ama ona da 'iç huzur' müsaade edecek mi?
Dün geceki maç için teknik, taktik, 4-2-3-1, 3-5-2, 4-4-2 hepsini yazmak hikaye, konuşmak da hikaye.. Kasımpaşa, Beşiktaş'ı çatır çatır yendi. Aslında fark az oldu. Beşiktaş, daha fazla topla oynuyor gibi gözüktü ama yalan rüzgarıydı.
Futbolda doğru yerde, doğru zamanda topu kullanacaksın.
Toplan fazla eveleyip gevelersen, maçı kazanma şansın yok.
Kasımpaşa fizik olarak da, teknik olarak da, taktik olarak da Beşiktaş'tan daha iyiydi.
Size, dün geceki Beşiktaş'ı bir tek cümle ile anlatabilirim, eğer seyretmeyeniniz varsa; havası kaçmış gazoz gibiydi Beşiktaş, bu kadar basit!
Beşiktaş'ta patlayan bu lastik tamir olabilir mi? Bu iş biraz uzun süreceği benziyor. Çünkü Beşiktaş Başkanı'nın şapkayı önüne koyup, bir de teybe plak koyup "Allahım ben nerede yanlış yaptım?" parçasını çalarak, aynaya bakması lazım..
Çünkü bu duruma gelmenin, tek sorumlusu odur, kimse değil.
Bu tehlikeyi iki sene evvel söylediğimde bazı arkadaşlarım "Abi, çok erken söylüyorsun bunları" demişlerdi. Ama bu tehlike, o zamanlardan başlamıştı. Hem de çok açıdan.. Yani Beşiktaş'taki sorun 'şeytan üçgeni..' Bakalım camia bunu nasıl halledecek.
Kasımpaşa bu havasını devam ettirirse, bazı oyuncular da maçın içinde biraz daha ciddi olurlarsa;
Kasımpaşa seneye Avrupa'ya gider. Ama şu açıkça görünüyor, Kasımpaşa bu sezonu yukarılarda bitirir.
VAR, Allah'tan VAR.. Olmasaydı ne olurdu bir düşünün! Ama daha hala bazı futbolcular akıllanmıyorlar.
Kardeşim, VAR sahanın her tarafını gözlüyor. Sen hücum ederken rakibe faul yapıyorsun, o top gidip gol oluyor, sonra da itiraz ediyorsun.
Bu arada Beşiktaş'ın attığı ve ardından iptal edilen ilk golde topu eliyle alan Lens'e, sarı kart göstermeliydi. Sanırım unuttu...
VAR sonucu gelen penaltıyla maç koparken kazanan Kasımpaşa'yı kutlamak ve Beşiktaş'ın şanssızlığına da dikkat çekmek gerek. İki sakatlık, iki zorunlu değişiklik ve saha içinde bozulan dengeler...
Daha birinci dakikada Lens eline koluna hakim olamadığı için VAR'dan dönen gol... Pişmiş tavuk ile dünkü Beşiktaş'ın yanında piyango talihlisi gibi kalır.