Spor yazarları Beşiktaş-MKE Ankaragücü maçını değerlendirdi
- Beşiktaş Galerileri
- Yayın Tarihi: 07.03.2020 - 09:50
SİNAN VARDAR - ÖZLEMİŞİZ
Beşiktaş her geçen hafta üstüne koyarak performansını yükseltiyor. Bu keyifli hücum futbolunu taraftarlar da çok sevdi; tribünler dolup taşıyor, şampiyonluk şarkıları yeniden söylenmeye başlandı. Bu futbol lezzetinde en büyük pay tabi ki; Sergen Yalçın'da. Genç teknik adam; Şenol Güneş gibi adam kazanmakta çok usta. Örnek mi; Elneny, Tyler Boyd, Lens...
Mesela Lens dün sağ kanatta çok başarılı olurken onu sağ kanatta görünce şaşıranlardan olmadım. Lens gibi sezon boyunca çok eleştirdiğimiz Tyler Boyd da dün oldukça başarılıydı. Beşiktaş'ta dün Elneny gerçek bir yıldız gibi oynarken sahanın yıldızıydı.
"HEP SERGEN YALÇIN DİYORUZ AMA..."
Takım 60'dan sonra yorulunca orta sahayı güçlendirirken Ljajic'le topun Beşiktaş'ta kalmasını sağladı. Ljajic de harika bir golle futbola dönüşünün müjdesini verdi. Unutmadan hep Sergen Yalçın diyoruz ama bu başarıda yardımcı antrenörler; Murat Şahin ve Çağdaş Atan'ı da alkışlamadan geçmeyelim.
"GALATASARAY'I YENERSE ŞAMPİYONLAR LİGİ GELEBİLİR"
Beşiktaş takım olarak dün disiplinden kopmadan oynarken Atiba bitmez tükenmez enerjisiyle sahanın her yerindeydi. N'Koudou'nun 70 metre attığı deparda rakip oyunculara 2-3 saniye içinde 40 metre fark atması gol kadar güzeldi. Doğrusu böylesine bir Beşiktaş'ı izlemeyi özlemişiz. Beşiktaş emin adımlarla yoluna devam ediyor. Kara Kartal gelecek hafta Galatasaray'ı yenerse en azından Şampiyonlar Ligi gelebilir. Ankaragücü iyi bir takım. bulundukları yeri hak etmiyorlar. Ahmet Reşit Akçay'ı tebrik ederim.
TURGAY DEMİR - M.ATIBA
Beşiktaş'ı, formasını izlemek ne büyük keyif ise, Diaby başta bazı oyuncuları izlemek o derece ızdırap... Futbolu unutmuşlar... Belli bir mazileri olmasa, futbolcu olduklarına inanmak zor...
37 yaşındaki Atiba'ya bakın, dönün bir de iki metreye pas veremeyen, önünde Harran Ovası gibi devasa bir boşluk varken yürüyemeyen, 50 metre geriden gelen rakibe yakalanan Lens'e bakın... Ayağında top tutamayan Diaby'e, pas-şut tercihlerini sürekli yanlış yapan Boyd'u, en az dört-beş sağlam alternatifi varken, üç kişinin bastığı sırtı dönük arkadaşına pas veren Ruiz'i hiç söylemiyorum bile.. Karius mu? Boş geç...
"SEZON BAŞINDAN BERİ NERELERDESİN?"
Elneny ve Atiba... M.Atiba!.. İki muhteşem adam... Maçı yaşıyorlar, mücadele ediyorlar, formanın hakkını yüzde yüz vermek için uğraşıyorlar... Bir bu yıldızlara bakın, bir de, Ljajic'e... Ljajic altı ay sonra bir şut attı ve tribünlere; hadi şimdi bağırın, dedi... Önce şunu söyle; sezon başından beri nerelerdesin!?
"İYİ FUTBOL BEKLEMİYORDUM"
İyi futbol beklemiyordum, çünkü bu maçın ardı derbi.. Yani kafalar biraz oradaydı ama gerilim ve mücadele beklediğimi söylemeleyim. Öyle de oldu... Sahada, tüm sertliklere müsaade eden bir hakem de olunca maç her an çığırından çıkabilirdi. Arda Kardeşler, onca faulü nasıl kartsız geçti, inanılır gibi değil...
Beşiktaş için kazanmak, iyi futboldan daha önemliydi, çünkü özgüven dediğimiz sihirli değnek galibiyetlerle yakın akraba, iyi futbolla değil. Not: Bir zamanlar Veli-Atiba ikilisine V.Atiba diyorduk, şimdi Elneny'in GÜZEL ön adıyla başlayıp M.Atiba diyeceğiz gibi görünüyor.
ZEKİ UZUNDURUKAN - FUTBOL ZİYAFETİ
Beşiktaş, maça adeta bir penaltı golüyle başladı. Bu golden sonra sürekli önde baskı yapan, topu hızlı çeviren, oynadığı futboldan keyif alan bir Beşiktaş vardı sahada. Başta Atiba olmak üzere Elneny, N'Koudou, Burak Yılmaz, Lens ve Boyd çok hareketliydi.
Beşiktaş, bu kadar erken gol bulduğu ve harika oynadığı maçta daha ilk yarı bitmeden farklı açmalıydı ve 3 puanı cebine koymalıydı. Ankaragücü ise ani kontrataklarla rakip kalede gol aradı. Faty, Rodrigues, Michalak ve Orgill gollük pozisyonlar da yakaladı. Faty'nin kaçırdığı bir pozisyon var ki; oysa Karius çıkmış ve kale de boştu.
"JENERİKLİK BİR GOLDÜ"
Boateng ise Beşiktaş'ın süratli ve modern futboluna ayak uyduramayan tek oyuncuydu. Maçta öyle nefes kesici anlar yaşandı ki, hızlı hücumlar sonucunda 'top bir o kalede bir bu kalede' durumu ortaya çıktı. Beşiktaş'ın harika futbolunu, sol ayağı ile rakip kaleye bir füze gönderen Adem Ljajic süsledi. Jeneriklik bir goldü bu...
"FUTBOL OLARAK ÇAĞ ATLADI"
Sergen hocanın, Ljajic'i hamle oyuncusu olarak değil, ilk 11'de kullanması sanki daha akıllıca olur diye düşünüyorum. Sergen Yalçın'ı da Mustafa Reşit Akçay'ı da tebrik edelim, bizlere böylesine coşkulu bir maç izlettirdikleri için. Şu bir gerçek ki, Beşiktaş; Sergen Yalçın ile kısa sürede futbol olarak çağ atladı. Beşiktaş yönetimi, eğer Sergen hocanın istediği transferleri yapabilirse; gelecek sezon ligi adeta kasıp kavuran bir Beşiktaş izlemeye hazır olun...
REHA KAPSAL - DERSLER
Beşiktaş'ın iç saha anlayışında, özellikle Sergen Yalçın geldikten sonra canlı, coşkulu, rakibi geriye iten, köşeye sıkıştıran görüntüsü var. Dün Burak'ın erken penaltı golüyle öne geçti. Böyle maçlarda mutlaka Beşiktaş'ın ilk yarı girdiği pozisyonları değerlendirmek ve farkı artırmak, oyunu da iyice kontrol etmek için 2. golü en kısa sürede bulması gerekir.
"SAVUNMA ZAFİYETLERİ ORTAYA ÇIKTI"
Çünkü Ankaragücü özellikle ilk yarının son bölümlerinde ciddi pozisyonlar üretti. Bunun da nedeni; topa sahip olarak oynayıp ve Vida-Ruiz'le takım boyunu kısaltıp, orta sahaya çıkmak açısından boşalttığı alan, Ankaragücü'nün oyundaki en önemli planıydı. O bırakılan geniş alanı kontratakla iyi değerlendirdiler. Son final paslarında ve vuruşlarında gerekli beceriyi gösteremediler. Beşiktaş'ın burada özellikle Ruiz ve Caner kanalının, savunma zafiyetleri de ortaya çıktı.
Beşiktaş ikinci yarıda da oyun içinde, belki Sergen Hoca geldikten sonra en fazla gel-giti yaşadı. Dengeli oyunu oynayamadığı bir 90 dakika seyrettik. Oyunu hızlı bir şekilde yarı alanda oynamak doğru ama özellikle rakibin hücum çıkışlarını engelleyememek, bunun üzerine plan üretememek, bu maçın başlı başına en büyük sıkıntısıydı.
"BEŞİKTAŞ'IN ONUN PERFORMANSINA İHTİYACI VAR"
Hücumda zaman zaman Burak haricinde hiçbir oyuncu istenilen performansı gösteremedi. Ve de bu kadar hızlı hücumcuyla oyunu oynamak, oyuna hız vermek doğru olabilir ama oyun aklı olan Ljajic'in bir an önce bu takıma monte edilip kazanılması gerekir. Yalnız bunu attığı gol için değerlendirmiyorum, Beşiktaş'ın hücum kalitesini artırmak adına onun performansına ihtiyacı var. Sergen hoca ve ekibi, bu maçtan gereken dersleri fazlasıyla gelecek haftalar için mutlaka çıkarmalıdır.
ERMAN TOROĞLU - ATAMAZSAN YERSİN
A.Gücü düşme hattında, Beşiktaş yukarıya çıkmaya uğraşıyor. Beşiktaş ilk 20 dakika iyi futbol oynadı, penaltıdan golü de buldu. Hatta Beşiktaş bu tempoda oynarsa yarım saatte işi bitirecek havadaydı. Ama dakikalar ilerledikçe A.Gücü sazı eline aldı. Çok iyi pozisyonlar yakaladılar. Ama İstanbul'da büyük takıma karşı bunları yakalayıp atamazsan, mağlup olursun. Pozisyon olarak bakarsanız, maçın A.Gücü lehine bitmesi lazım ama atamazsan yersin. Beşiktaş kazandığı penaltı, net penaltı. Ama daha sonra Sedat'ın girdiği bir pozisyon var. Hakem aldatmaya yönelik hareketten dolayı sarı kart veriyor. Aldatmaya yönelik hareket ne demek; hiç temas yokken kendini balıklama atarsın, o zaman sarı kartı yersin.
"ATIBA'NIN CANI ÇIKIYOR KOŞMAKTAN, SEN NELER YAPIYORSUN?"
Diyeceksiniz gri pozisyonda VAR çağırmadı. Peki kime göre gri? Kime göre kartlık? Futbolcuya bir de sarı kart gösteriyorsun. Çağır VAR'a, hakem baksın ve kararını versin. Ljajic mükemmel bir gol attı, seyirciye de tepkisini gösterdi 'konuşun konuşun' diyerek. Bazı şeyleri anlamak mümkün değil. Dışarıdan geliyorsunuz, top oynamıyorsunuz, hakkınızda dedikodular çıkıyor, (ki ateş olmayan yerden duman çıkmaz); sonra çıkacaksın sahaya, çok güzel bir gol atacaksın ve kendi seyircine dönerek tepki göstereceksin! 38 yaşındaki Atiba'nın sahada basmadık yeri yok, canı çıkıyor koşmaktan ve mücadele etmekten; sen bu yaşta neler yapıyorsun?
"HAKEM NEREDE DURACAĞINI BİLMİYOR"
Maçın hakemi için özellikle şunu söylemek lazım. Futbol oynanırken, bir hakemin nerede duracağını bilmiyor. Beşiktaş'ın lehine ceza alanı yakınında bir serbest vuruş verdi. Ölçün barajı, en az 13 metrede! On dakika sonra A.Gücü lehine bir pozisyon var, bu sefer baraj 8-8.5 metrede. Yani şu bir gerçek. VAR da gelse, AVAR da gelse, bu tip hakem zihniyeti değişmediği sürece Türk futbolunda biz daha çok ekmek yeriz.