Beşiktaşlı yıldıza sert sözler! "Böyle oynayacaksa hiç oynamasın"
- Beşiktaş Galerileri
- Yayın Tarihi: 11.11.2019 - 09:49
- Güncelleme Tarihi: 11.11.2019 - 09:50
İşte spor otoritelerinin ligin 11. haftasında oynanan ve 1-0 siyah beyazlıların üstünlüğü ile tamamlanan Beşiktaş-Denizlispor maçına dair değerlendirmeleri...
REHA KAPSAL: GELECEĞİ OKUMAK
Futbolda önemli bir parametre vardır. Oyuna iyi başlamak, devam ettirmek ve bitirmek… Bunu her iki devrede de uygulamak çok önemli. Beşiktaş oyunun başlangıcında iyi değildi, Denizlispor'a deplasmanda oynadığını hissettiremedi. İlk yarının bitimine doğru üç pozisyon üretti ama yine de dengeli bir oyun yoktu. Abdullah Avcı'nın tercihleri bu oyunun ortaya çıkmasının sebebiydi.
Orjini sol bek olan Caner'in hücumda sağ çizgide, orta sahanın merkezinde hücum bağlantısı yapan kaliteli bir isim olan Ljajic'in de sol çizgide başlaması Beşiktaş'ın saha içi görünümünü 4-2- 2-2 formatına döndürdü. Bu durum, özellikle ilk devrede Beşiktaş'ın iki savunma kenar beki Rebocho ve Gökhan Gönül'ün hücuma katkı vermesini olumsuz yönde etkiledi.
Beşiktaş'ın set hücumu yapamamasının en önemli sebebi, Burak ve Diaby ikilisiyle oyuna başlamasıydı. İki ismin sırtı dönük oyuncu profilinde olmaması, direkt hücumu düşünen ve savunma arkası koşu yapabilen oyuncu özelliklerini taşıması siyah-beyazlıların topu rakip yarı alanda tutup, hücum setleri kurmasını engelledi. Siyah-beyazlılar eğer bu kurguda oynayacaksa, her zaman ön alan baskısını ve orta alan baskısını rakibi karşısında çok iyi uygulamalı.
Kazandığı toplarda da rakip eksik kaldığında direkt kaleye gidecek bir hücum planı içinde oynamalı. İkinci yarıda Beşiktaş, Caner- N'Koudou değişikliğinden sonra Diaby ve N'Koudou'nun hücumda çizgilere geçmesi, Ljajic'in de Burak'ın arkasında serbest pozisyona gelmesi oyunun şeklini olumlu yönde değiştirdi. Atılan golde Denizlispor ceza sahasına 6 siyah-beyazlı oyuncunun yarattığı pas trafiği, Beşiktaş'ta yapılan oyuncu ve plan değişikliklerinin bir sonucuydu.
Futbolda geleceği okuyamayan ayakta duramaz… Abdullah Avcı hem ikinci yarıdaki doğru hamleleri, hem de lige başladığı ve ısrar ettiği sahte bek ve içi koridor oyunundan vazgeçerek gerçeği gördüğünü kanıtladı. Avcı, elindeki kadrodan nasıl verim alabileceğini görerek Beşiktaş'a daha anlaşılır, kadro özelliğine uygun performans alabileceği doğru bir oyun oynatmaya başladı.
Siyah-beyazlılar, ün çok iyi de oynamadı ama çok kötü de değildi. Beşiktaş rüzgarı arkasına almış görünüyor. Siyah-beyazlı takım, bu galibiyetle birlikte 3 maçlık süreçte 9 puan toplayarak ligin sonuna kadar bu yarışın içinde olacağını gösterdi.
SİNAN VARDAR: KAZANMA AZMİ
Beşiktaş bualdığı galibiyetle zirveye bir adım daha yaklaştı. Kötü başlayan sezonun güzele dönmesi Beşiktaşlıları umutlandırdı. Bu futbol şampiyonluğa yetmez belki ama Beşiktaş dün çok istedi ve kazanmasını bildi. Abdullah Avcı ilk 25 dakikada Amerika'yı yeniden keşfetmek istedi. Caner'i sağ kanatta oynatıp bu futbolcudan Quaresma yaratma fikri gerçekten çok ilginçti.
Avcı; 25'ten sonra fabrika ayarlarına dönünce Beşiktaş kendine geldi. Arka arkaya kaçan goller biraz şanssızlık, biraz da beceriksizlikti. Tabii Burak Yılmaz eski formunda değil. Ve en önemlisi Burak'a eşlik edebilecek veya yerine girebilecek bir golcünün olmaması büyük handikap... Ah eski yönetim ah! Beşiktaşlı taraftarlar boşuna sizin kulaklarınızı çınlatmıyor!
Karius'un ilk 45 dakikada iki önemli pozisyonda devleşmesini es geçmeyelim. Hele hele Rodagella'nın 90'a giden frikiğindeki kurtarışı maçın dönüm noktasıydı. Bravo Karius... Atiba ve Gökhan yine çok çalıştı. N'Koudou oyuna girer girmez klas bir gole imza atarak kalitesini gösterdi.
"CANER BÖYLE OYNAYACAKSA HİÇ OYNAMASIN DAHA İYİ"
Caner yine çok agresifti. Oyunda kaldığı 61 dakikada oyundan atılmak için elinden geleni yaptı. Oyundan çıkarken de hocasına yaptığı hareket çok çirkindi. Caner böyle oynayacaksa hiç oynamasın daha iyi... Sevgili Caner; unutma bu forma kutsal, nasip olmaz herkese.
Hakem Özgür Yankaya kötü bir yönetim gösterdi. Kasti faul yapan Isaac'e sarı çıkarması eyyamcılıktı. Özkaya, oyuncular ve teknik kadrolarla sürekli sorun yaşıyor. Oyunu kötü yönettiği gibi geriyor. Denizlispor, lige fırtına gibi girmişti ama o takımdan eser yok. Dost acı söyler; bu oyunla Şifo Mehmet'i daha çok üzer. Eldeki malzeme yetersiz.
TURGAY DEMİR: BU NASIL HAKEM?
Avrupa'dan üzgün Beşiktaş, Denizlispor engelini tek golle de olsa geçerek milli araya mutlu giriyor. Denizlispor karşısında maçın başından sonuna kadar oyunu domine geden, öne oynamaya çalışan, kanatları iyi kullanan bir Beşiktaş izledik. Diaby, Adem, Burak biraz dikkatli olsalar ve sahada da bariz penaltıları veren, kırmızı kartlık hareketleri cezalandıran bir hakem olsaydı Beşiktaş güle-oynaya farklı kazanırdı. Denizlispor, Mehmet hoca yönetiminde eski günlerini arıyor...
Rodellega gibi bir golcüsü olan konuk takım, bu oyuncuyu yeteri kadar topla buluşturamayınca, bir frikik ve iki girişim dışında Beşiktaş kalesinde etkili olamadı. Buna karşılık Soldan Rebecho- Caner ve daha sonra N'Koudou ile sağdan ise Gökhan ve Diaby'le yüklenen Beşiktaş, orta alanda da Atiba-Elneny ikilisinin üstün gayretiyle oyunu kontrolünde tuttu.
Maalesef sahada yine kötü bir hakem vardı. Üstelik VAR'a gitmeye de korkan, dahası VAR'ın uyarısını da "Ben yeterli görmedim" diyerek geri çeviren bir hakemdi bu. Sormak lazım Özgür Yankaya'ya, bir oyuncu topu bırakıp rakibinin boynuna kolunu dayarsa bu penaltı değilse nedir? Bir kez daha sormak gerek; arkadan, ayak bileğine tabanla dalan bir oyuncuya hangi kurala göre sarı kart gösterdi...
Yankaya, futbolu bilmiyor o kesin, futbolun kurallarını ne kadar biliyor, orası da tartışmalı. Dua etsin Beşiktaş şu maçta puan kaybetmedi, aksi halde, sözleşmesi ciddi bir risk altına girebilirdi. Her neyse, Beşiktaş yavaş yavaş kendini buluyor ve bu galibiyetle üst sıralardaki iddiasını korumuş oldu. Devre arasında yapılacak iki takviyeyle Kartal çok daha iyi bir takım haline gelebilir.
ERMAN TOROĞLU: SADECE KAZANDI
İki maçı üst üste izledim dün. Yani Trabzonspor- Alanyaspor ve Beşiktaş- Denizlispor mücadelelerini. Birinci karşılaşmayı seyrettikten sonra, o yüksek tansiyonlu 90 dakikayı gördükten sonra Beşiktaş maçı gerçekten de son derece yavan geldi. Eskiden 'tridine çorba' derlerdi. Yani suyunun içine ekmek doğrar içersin.
Aynen onun gibi.
Trabzon-Alanya maçında çok kaliteli hareketler de oldu, zaman zaman kalite oranı düştü fakat 90 dakika boyunca heyecan hiç düşmedi. Resmen korku filmi gibi bir maç izledim. Alanyaspor rakibin 10 kişi kalmasından faydalanamadı. Trabzonspor 10 kişi kalınca devreye tribündeki taraftarı girdi, devreye taraftar girince de sahadaki Trabzonlu futbolcular ateşlendiler ve maç bambaşka bir havaya büründü. Büyük bir heyecan fırtınası yaşandı.
Beşiktaş-Denizlispor maçında konuk ekip 'Ben gol atmasam da olur. Gol yemeden bu 90 dakikayı bitireyim' havasında oynadı. Aslında bitireceklerdi de. Ama Caner sarı kart görüp sinirli oynamaya devam edince teknik direktör Abdullah Avcı onun yerine N'Koudou'yu oyuna aldı. N'Koudou, şahsi becerisini de katarak golü attı ve Kartal kazandı. Beşiktaş yine iyi oynamadı, yani sadece kazandı.
Bu sezon birçok takım için bunu söylüyoruz. Şu anda devamlı iyi oynayarak futbolun hakkını veren Sivasspor zaten Süper Lig'in zirvesinde, yani lider durumda. İki maçta da enteresan pozisyonlar var. Şimdi bunları tek tek yazmaya kalkarsam yerim yetmez. Yalnız sadece şunu belirtmek istiyorum. Beşiktaş-Denizli maçında konuk ekibin uzatmalarda Recep Niyaz ile attığı golde hakem ne verdi çözmüş değilim..
AHMET ÇAKAR: YANKAYA KIRMIZIYI ATLADI
Beşiktaş daha 3 hafta önce ağır şekilde tartışılıyordu. Abdullah Avcı, 'tutmadı, bugün mü gidecek, yarın mı gidecek' denirken Beşiktaş art arda 3 maç kazanıp zirve ortaklarından biri oldu. Aslında Beşiktaş'a baktığımız vakit kadro kalitesi asla diğer takımlardan aşağı değil. Dün gece de çıkan 11'e baktığımızda iyi bir kadroydu. Çok mu iyi oynadılar, hayır. Ama coşku, istek ve kendine güven geri gelmiş.
Maç boyu Denizlispor iyi savunma yaptı. Pozisyon bulmakta, araya oynamakta zorlanan Beşiktaş, bazı şanslar yakalasa da özellikle Burak'ı iyi kullanamadı. İlk 11'e baktığımızda yılların sol beki Caner sağ önde ve yine yılların oyun kurucusu Ljajic de solda başladı. Tabii maç içinde pozisyonlar değişti. Ama bazı oyuncular takıma alıştığında Beşiktaş daha da iyi olacak. Örneğin Diaby, iyi oyuncu. Örneğin Elneny...
Zaten Arsenal'den gelerek kalitesini ispat etti. Üstelik bence bireysel kalitede en başarılı defans da Beşiktaş'ta. İlk yarıda bazı pozisyonlar var ama sıkışıklık devam etti. İkinci yarı Denizlispor daha kendine güvenli geldi aslında Rodallega'nın ilk yarıda vurduğu frikik gol olsa sonuç çok farklı olurdu.
N'Koudou gerçekten kaliteli bir oyuncu. Kalitesini de attığı golde gösterdi. Çapraz, sıkışık bir yerden iyi bir vuruşla Beşiktaş'ı öne geçiriverdi. Ve son dakikadaki pozisyonda Denizlisporlu oyuncu eliyle almasa belki de maç berabere bitmişti. Ligde zirve çok karıştı. Tam 8 takım 3 puan içinde sıkışıverdiler. Bu da beraberinde heyecan, gerilim ve zorluklar getirir.
Gelelim hakem Özgür Yankaya'ya... Kapasitesi belli. Uzun zamandır ilk defa böyle bir maç yönetiyor. Sackey'nin Diaby'ye yaptığı hareket kırmızı kart. Çünkü düşüncede top yok ve geriden gelip savunmasız Diaby'nin bileğine çok sert şekilde atlıyor. Mutlak kırmızı olmalıydı.